Asıl mesele, çocuklarımızı o dünyanın karanlık tarafıyla baş başa bırakmamak « Börü Türk- Büyük Turan'ın Sesi

31 Ağustos 2026 - 17:16

Asıl mesele, çocuklarımızı o dünyanın karanlık tarafıyla baş başa bırakmamak

Son Güncelleme :

31 Ağustos 2026 - 16:59

30 views
Asıl mesele, çocuklarımızı o dünyanın karanlık tarafıyla baş başa bırakmamak

‎“GÖLGE MODU” SETİ İZNİK’TE FİNAL YAPTI: DİJİTAL DÜNYANIN KARANLIK YÜZÜ BEYAZ PERDEYE TAŞINIYOR

‎“Nicea: Paradise on Earth” mottosuyla İznik’in tarihî ve doğal zenginliklerini uluslararası sinema dünyasına taşımayı hedefleyen bilim kurgu ve gerilim filmi “Gölge Modu”, yaklaşık bir ay süren çekim maratonunu tamamladı. İznik Roma Tiyatrosu ve Lefke Kapısı’nda gerçekleştirilen final çekimleriyle sete veda eden yapım; dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisini, aile içi iletişimsizlik ve aidiyet eksikliği üzerinden sorgulayan hikâyesiyle dikkat çekiyor. Yönetmen Oğuzhan Üral, “Dijital dünyayı tamamen kötülemiyoruz. Asıl mesele, çocuklarımızı o dünyanın karanlık tarafıyla baş başa bırakmamak” dedi.

‎Bursa’nın tarihî ve doğal mekânlarını bilim kurgu, gizem ve psikolojik gerilim unsurlarıyla aynı hikâyede buluşturan “Gölge Modu” filminde çekimler tamamlandı. Yaklaşık bir ay boyunca Bursa’nın farklı noktalarında kamera karşısına geçen ekip, son çekimlerini İznik Roma Tiyatrosu ve Lefke Kapısı’nda gerçekleştirdi.

‎“Nicea: Paradise on Earth” mottosuyla İznik’in uluslararası tanıtımına da katkı sunmayı amaçlayan yapımın yönetmenliğini Oğuzhan Üral ve Hakan Orhan üstleniyor. Filmin Görüntü Yönetmenliğini Burak Şakar, Uygulayıcı Yapımcılığını Erkan İsa Şen, Hava Çekim Koordinatörlüğünü Fırat Yıldırım, Sanat Yönetmenliğini ise Hayrettin Ekinci yürütüyor.

‎ÜRAL: “ÇOCUKLARIMIZI DİJİTAL DÜNYANIN KARANLIK YÜZÜYLE BAŞ BAŞA BIRAKMAMALIYIZ”

‎Çekimlerin tamamlanmasının ardından ekibine teşekkür eden yönetmen Oğuzhan Üral, filmin temel meselesinin teknolojiyi suçlamak değil, aile ile çocuk arasındaki bağın önemine dikkat çekmek olduğunu söyledi.

‎Üral, “Biz bu çalışmada dijital dünyayı tamamen kötülemek yerine, aile içi ilgisizliğin ve soğukluğun etkilerini beyaz perdeye aktarıyoruz. Anne ve babalar çocuklarına soğuk davrandığında çocuklar ya yanlış arkadaş çevrelerine ya da dijital dünyaya yönelebiliyor. Geçmişte ağırlıklı olarak arkadaş çevresi üzerinden yaşanan bu durum, günümüzde büyük ölçüde dijital ortama taşındı” dedi.

‎Çocukların dijital dünyada karşılarına çıkan içerikleri her zaman doğru şekilde değerlendiremeyebileceğini belirten Üral, filmin çıkış noktasında son yıllarda toplumda tartışılan dijital bağımlılık, zararlı içerikler ve çocukların çevrim içi dünyadaki savunmasızlığının bulunduğunu ifade etti.

‎Üral, “Projemizde tam olarak bu konuya değindik. Bir çocuk ailesinde aradığı ilgiyi bulamazsa dijital ortama sığınabilir. Biz bu meseleyi bilim kurgu ve macera ögeleriyle harmanladık. Ailelerin birlikte izleyebileceği, bir yandan heyecanlı bir maceraya ortak olurken diğer yandan üzerine konuşabilecekleri bir film ortaya çıkarmaya çalıştık” diye konuştu.

‎“DİJİTAL DÜNYANIN İYİ YÜZÜNÜ DE UNUTMUYORUZ”

‎Teknolojinin ve internetin sunduğu imkânların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Üral, şöyle devam etti:

‎“Dijital dünyayı tamamen karalamıyoruz. İnternet üzerinden yeni bilgiler öğrenebilir, eğitim alabilir, araştırma yapabilir, günlük hayatımızı kolaylaştıracak pek çok bilgiye ulaşabiliriz. Sorun teknolojinin kendisi değil, onun nasıl ve hangi amaçla kullanıldığıdır. Dünya genelinde kötü niyetli insanlar da var ve bu niyetlerini dijital ortama taşıyabiliyorlar.

‎Eğer çocuklarımıza, kardeşlerimize ve sevdiklerimize karşı ilgisiz davranır, aramıza mesafe koyarsak onları dijital dünyanın karanlık yüzüne karşı daha savunmasız hâle getirebiliriz. Onlarla ilgilenir, sevgi gösterir ve iletişim kurarsak teknolojiyi doğru araştırma yapmak ve faydalı bilgiler edinmek için kullanmalarına da yardımcı olabiliriz.”

‎“BİR AİLE OLARAK GÖRDÜĞÜM EKİBİME TEŞEKKÜR EDİYORUM”

‎Yaklaşık bir ay süren çekimlerin yoğun bir tempoda gerçekleştirildiğini anlatan Üral, set sürecinin kendisi için de özel bir deneyim olduğunu belirtti.

‎“Çekim süreci zaman zaman çok keyifli, zaman zaman gergin, kimi zaman da oldukça eğlenceli geçti. Güldüğümüz, eğlendiğimiz ve üzüldüğümüz anlar oldu. Ancak bütün bunların üzerinde güçlü bir ekip çalışması vardı. Gönüllülük esasıyla yürütülen bu projede herkes elinden gelenin fazlasını ortaya koydu. Bir aile olarak gördüğüm ekip arkadaşlarıma ve oyuncularıma güvenerek bu yola çıktım ve hiç pişman değilim. İlk yönetmenlik deneyimim olduğu için elbette benim de hatalarım olmuştur. Buna rağmen ortaya güzel bir iş çıkardığımıza ve seyircimizin filmi seveceğine inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

‎ORHAN: “HİKÂYENİN ARKASINDA DAHA BÜYÜK BİR MESELE VAR”

‎Filmin diğer yönetmeni Hakan Orhan ise “Gölge Modu”nun yalnızca bilim kurgu ve gerilim unsurları üzerine kurulu bir yapım olmadığını vurguladı.

‎Orhan, “Gölge Modu, yalnızca dijital bir oyunun içine hapsolan gençlerin hikâyesini değil, günümüz ailelerine yöneltilmiş güçlü bir uyarıyı anlatıyor. Oyun bağımlısı bir grup gencin masum görünen bir uygulamayla dijital bir tuzağa sürüklenmesi ve gerçeklikle bağlarının giderek koparak başka bir boyuta geçmeleri, aslında daha büyük bir meselenin metaforu” ifadelerini kullandı.

‎ÇOCUKLAR SAVUNMASIZ KALMASIN

‎Filmin Uygulayıcı Yapımcısı Erkan İsa Şen de yapımın ailelere yönelik mesajına dikkat çekerek, “Gölge Modu filmi; ailesinde bulamadığı ilgiyi, iletişimi ve aidiyet duygusunu dijital dünyanın sunduğu sahte mutluluklarda arayan çocukların ne kadar savunmasız hâle gelebileceğine dikkat çekiyor. Çünkü bazen bir çocuğun hangi oyunu oynadığını bilmemek, onun hangi dünyanın kapısından içeri girdiğini bilmemek anlamına gelmekte. Projenin senaristi Oğuzhan Üral da bu konuya en güzel şekilde temas etti zaten” değerlendirmesinde bulundu.

‎“BÜYÜK BİR EMEK VE ÖZVERİYLE HAYATA GEÇİRDİK”

‎Görüntü Yönetmeni Burak Şakar ise çekimlerin tamamlanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Uzun ve heyecan dolu bir set sürecinin ardından Gölge Modu filmi başarıyla final yaptı. Büyük bir emek ve özveriyle hayata geçirdiğimiz filmimiz, çok yakında beyaz perdede seyirciyle buluşacak” ifadelerine yer verdi.

‎“ASIL SORU ŞU: BİZ NEREDEYDİK?”

‎Sanat Yönetmeni Hayrettin Ekinci, filmin toplumsal referanslarının hikâyenin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek, “Geçmişte çocukları ve gençleri psikolojik olarak etkileyen, onları istismar eden veya tehlikeli davranışlara sürüklediği iddia edilen dijital oluşumların toplumda yarattığı endişe, Gölge Modu’nun güçlü referans noktalarından biri. Ancak film yalnızca oyunları suçlayan bir yerde durmuyor; asıl soruyu ailelere ve topluma yöneltiyor: Çocuklarımız ekranın arkasında kendilerine başka bir dünya kurarken biz neredeydik? Bu film, ailelere izletilecek güçlü bir sosyal mesaj niteliği de taşıyor” dedi.

‎“KARANLIK TUZAK BAZEN EKRANIN İÇİNDE DEĞİLDİR”

‎Filmin Oyuncu Koçu ve Cast Direktörü Gülçin Sevinç de “Gölge Modu, teknolojiden korkmayı değil, çocuklarımızla aramızdaki bağı kaybetmemeyi söylüyor. Çünkü dijital dünyanın en karanlık tuzağı bazen ekranın içinde değil, çocuğun gerçek hayatta hissettiği boşlukta başlıyor” ifadelerini kullandı.

‎BURSA’NIN TARİHİ VE DOĞAL MEKÂNLARI BEYAZ PERDEDE

‎Filmin teknik ve yaratıcı ekibinde Ses Direktörü Yiğit Bora Doğan, Set Dekoratörü Fadime Üral ve Kostümcü Kevser Karaduman da görev alırken, Bursa’nın farklı tarihî ve doğal noktaları yapımın sinematografik dünyasının önemli bir parçasını oluşturdu.

‎Filmin oyuncu kadrosunda ise Esila Çelik, Cavit Bakar, Mustafa Şahin, Hayrettin Ekinci, İbrahim Metin, Kadir Akman, Gülçin Sevinç, Yaren Güneş Kaynak, Çağın Şimşek, Pelin Karagöz, Mustafa Efe Karagöz, Ömer Doruk Avcı, Kumsal Pil, Burcu Yıldız, Seher Bakar, Muhammed İmrek, Şerife Mutlu, Yasemin Dönmez ve Kadir Fidan gibi isimler yer alıyor.

‎GİZEMLİ UYGULAMA ONLARI OYLAT’TAN İZNİK’E TAŞIYOR

‎Filmin hikâyesi, bir grup öğrencinin telefonlarına hiçbir uyarı vermeden yüklenen “Gölge Modu” adlı gizemli uygulamayla başlıyor. Silinemeyen ve kapatılamayan uygulama, gençleri Bursa’nın İnegöl ilçesindeki Oylat Mağarası’na yönlendiriyor. Meraklarının peşinden mağaraya ulaşan gençler, açıklanamayan bir ışığın etkisiyle ortadan kaybolarak gözlerini İznik’teki Dikilitaş çevresinde bulunan gizemli bir ormanda açıyor.

‎Zamanın akmadığı, yolların sürekli değiştiği ve gerçeklik algısının giderek bozulduğu bu dünyada telefonlar artık yalnızca birer iletişim aracı olmaktan çıkıyor. Cihazlar, gençlerin korkularını, seçimlerini ve gerçeklik algılarını yöneten bilinmeyen bir sistemin parçasına dönüşüyor.

‎Her yeni seviye, gençleri yıllar önce aynı gizemin içerisinde kaybolan Deniz Yalçın vakasına biraz daha yaklaştırırken, dış dünyada aileler ve polis ekipleri kayıp gençlere ulaşabilmek için zamana karşı mücadele ediyor.

‎Ancak “Gölge Modu” yalnızca gizemli bir uygulamadan ibaret değil. Zamanı, mekânı ve insan zihnini manipüle eden görünmez sistemin ardındaki gerçek, gençleri çok daha büyük bir gizemle karşı karşıya bırakıyor.

‎Psikolojik gerilim, gizem, macera ve bilim kurgu unsurlarını Bursa’nın gerçek tarihî ve doğal mekânlarıyla buluşturan “Gölge Modu”, hikâyesini Roma İmparatorluğu dönemindeki İznik’e kadar uzatan yapısıyla çok katmanlı bir sinema evreninin de kapılarını aralamayı hedefliyor.

‎Yaklaşık bir aylık yoğun çekim maratonunu İznik’te tamamlayan filmin, post prodüksiyon çalışmalarının ardından beyaz perdede seyirciyle buluşması planlanmakta. Projenin ana sponsorluğunu ise iş insanı Mustafa Şahin üstleniyor.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Veri alınamadı.