BörüTürk Medya’da usta gazeteci Erdal Orhan’ın konuğu olan Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem, Türkiye’nin eğitim sistemine dair adeta bir yangın raporu sundu.
Erdem’in sözler ne diplomatikti ne de yuvarlak. Her cümle, sınıflardan yükselen bir alarm sesi gibiydi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’daki saldırıları “eğitim tarihinin en büyüklerinden biri” olarak nitelendirdi.

“Eğitimde Şiddet Artık İstisna Değil, Rutin”
Erdem’in en sert çıkışı, okullarda artan şiddet üzerineydi. Öğretmenlerin artık yalnızca eğitim vermediğini, aynı zamanda hayatta kalmaya çalıştığını söyleyen Erdem, tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Eskiden öğretmenin yanında sesimizi yükseltemezdik. Bugün öğretmenler darp ediliyor, tehdit ediliyor, şikayet yağmuruna tutuluyor.”
İstanbul’da öldürülen öğretmen vakasını hatırlatan Erdem, “Her olaydan sonra ‘bu son olsun’ diyoruz ama olmuyor” diyerek sistemin kriz üretmeye devam ettiğini vurguladı. Kahramanmaraş’tan gelen yeni saldırı haberleri ise konuşmanın ortasında adeta buz gibi bir gerçeklik olarak masaya düştü: Şiddet yayılıyor, önlem yok.
“Okullarda Güvenlik Yok, Herkes Girebiliyor”
Erdem’in verdiği detaylar, eğitim kurumlarının fiziksel güvenliğinin de çöktüğünü ortaya koydu. Türkiye genelinde okullarda kadrolu güvenlik görevlisi bulunmadığını söyleyen Erdem, şu ifadeleri kullandı:
“İsteyen istediği gibi okula giriyor. Öğretmeni darp edebiliyor. Bu tablo tesadüf değil, ihmalin sonucu.”
Bir ayda 100’den fazla okul gezdiğini belirten Erdem, gördüğü manzarayı “Allah’a emanet eğitim sistemi” olarak tarif etti. Kamera eksikliği, güvenlik zaafı ve denetimsizlik birleşince okullar, eğitim yuvasından çok korumasız alanlara dönüşmüş durumda.
“Bakanlık Duymuyor, Sorunlar Büyüyor”
Erdem’e göre sorunun merkezinde yalnızca sahadaki eksiklikler yok; aynı zamanda yönetim anlayışı var. Yıllardır yapılan uyarıların dikkate alınmadığını belirten Erdem, “Kulaklarını tıkadılar” diyerek bakanlık politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
Öğretmenlerin toplum nezdinde itibarsızlaştırıldığını savunan Erdem, geçmişte sarf edilen açıklamaların bugün sahadaki şiddeti beslediğini dile getirdi. “Öğretmeni itibarsızlaştırırsanız, sonuç bu olur” diyerek, söylem ile sahadaki gerçeklik arasındaki bağa dikkat çekti.

“Okullar Yıkılıyor, Yerine Yenisi Yapılmıyor”
Bursa özelinde verilen rakamlar ise tabloyu daha da ağırlaştırdı. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan onlarca okulun yerine yenilerinin yapılmadığını belirten Erdem, süreci şu sözlerle özetledi:
“7-8 yıl geçti, hâlâ yapılmayan okullar var. Para varsa 5 ayda bina yapılır. Ama niyet yok.”
Öğrencilerin taşınmalı sistemle uzak okullara gönderildiğini, ailelerin ise servis ücretleri altında ezildiğini belirten Erdem, eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinleştiğini söyledi.
“Sınıflar Kalabalık, Laboratuvar Yok, Spor Salonu Yok”
Erdem’in çizdiği tablo yalnızca güvenlik ve bina sorunlarıyla sınırlı değil. Okulların büyük bölümünde temel eğitim altyapısının çöktüğünü ifade eden Erdem, çarpıcı bir oran verdi:
“Okulların %90’ında spor salonu yok. Laboratuvar yok. Sanat alanları yok.”
Kalabalık sınıflar, eksik öğretmen kadroları ve plansız atamalarla birleşince eğitim sistemi, öğrenciler için eşit fırsatlar sunamayan bir yapıya dönüşmüş durumda.
“100 Bin Ücretli Öğretmen Gerçeği Gizleniyor”
Erdem’in en dikkat çeken başlıklarından biri de öğretmen istihdamı oldu. Türkiye genelinde yaklaşık 100 bin ücretli öğretmen bulunduğunu belirten Erdem, bu durumun resmi söylemlerle çeliştiğini savundu:
“Ücretli öğretmen yok deniliyor ama gerçek ortada. Bu insanlar düşük maaşla, eksik sigortayla çalıştırılıyor.”
Eğitim fakültesi mezunlarının marketlerde çalışmak zorunda kaldığını söyleyen Erdem, bu durumu “sistemin en büyük çelişkisi” olarak tanımladı.
“Eğitimde Eşitsizlik Derinleşiyor”
Konuşmanın belki de en çarpıcı bölümü, eğitimdeki sosyoekonomik uçurumdu. Aynı şehirde, aynı müfredatla okuyan öğrencilerin tamamen farklı imkanlara sahip olduğunu belirten Erdem, şu ifadeyi kullandı:
“Nilüfer’deki öğrenci ile Yıldırım’daki öğrenci aynı sınava giriyor ama aynı eğitimi almıyor.”
Yoksulluk, dil bariyeri, mevsimlik işçilik ve sosyal imkan eksikliği birleşince, eğitim sistemi çocuklar için bir fırsat kapısı değil, eşitsizliğin yeniden üretildiği bir alan haline geliyor.
Son Söz: “Bu Tablo Tesadüf Değil, Sonuç”
Derviş Erdem’in sözleri bir eleştiriden öte, doğrudan bir uyarı niteliği taşıyor. Okullarda artan şiddet, güvenlik zaafları, öğretmen açığı ve altyapı eksikliği tek tek değil, bir bütün olarak okunması gereken bir tabloyu ortaya koyuyor.
Ve o tabloyu en net cümle özetliyor:
“Bu yaşadıklarımız tesadüf değil, bir sonuç.”
Bu programın tamamını aşağıdaki linklere tıklayarak takip edebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=c6jP9VnI35g&t=8s
https://www.facebook.com/boruturkcom/videos/26543533008576270