“Çocuk Görülmezse, Toplum Karanlıkta Kalır” « Börü Türk- Büyük Turan'ın Sesi

13 Mayıs 2026 - 18:23

“Çocuk Görülmezse, Toplum Karanlıkta Kalır”

Son Güncelleme :

07 Mayıs 2026 - 3:13

87 views
“Çocuk Görülmezse, Toplum Karanlıkta Kalır”

BÖRÜTÜRK EKRANLARINDA DİKKAT ÇEKEN SÖYLEŞİ:

Eğitim koçu ve yazar Nuran Özsöz toplumun psikolojik kırılmasını anlattı

BörüTürk ekranlarında yayınlanan Gündeme Dair programda gazeteci Erdal Orhan, eğitim koçu ve yazar Nuran Özsöz’ü ağırladı. Eğitimden aile yapısına, sosyal medyadan gençlerin psikolojisine kadar uzanan söyleşide dikkat çeken mesajlar verildi. Özsöz, modern toplumun en büyük problemlerinden birinin “görülmeyen çocuklar” olduğunu söylerken, eğitim sisteminden aile ilişkilerine kadar birçok başlıkta çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Programın açılışında kendisini “hayatın yolcusu” olarak tanımlayan Özsöz, insanın yalnızca meslek ve statüyle tarif edilemeyeceğini belirterek, “Farkındalığını yükseltmeye çalışan ve insanların bilinçlerini yükseltmek için mücadele veren biriyim” ifadelerini kullandı.

“KENDİ KARANLIĞIMA ÖNCE BEN IŞIK TUTTUM”

2013 yılında yayımladığı ilk kitabı Karanlığa Işık Tuttum hakkında konuşan Özsöz, kitabın kendi içsel dönüşüm sürecinin ürünü olduğunu anlattı. Maddi ve manevi zorluklar yaşadığı dönemde “Ben kimim, neden bunları yaşıyorum?” sorularını sormaya başladığını söyleyen Özsöz, bu sorgulamanın onu manevi ve psikolojik araştırmalara yönelttiğini dile getirdi.

Kur’an-ı Kerim’i bir çalışma kitabı gibi inceleyerek başladığı yolculuğun; enerji çalışmaları, NLP, hipnoterapi ve koçluk eğitimleriyle devam ettiğini belirten Özsöz, “İnsan değişebilir ve dönüşebilir. Ben değiştiysem başkaları da değişebilir” dedi.

“OKULLAR BİLGİ VERİYOR AMA İNSAN KENDİNİ TANIMIYOR”

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri eğitim sistemi üzerine yapılan değerlendirmeler oldu. Özsöz, mevcut eğitim modelinin bireyin iç dünyasını keşfetmesine yeterince alan açmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Matematik, fizik, kimya öğretiyoruz ama çocuk kendini tanımıyor. İnsan kendi kapasitesini, neden burada olduğunu, neyi başarabileceğini sorgulamıyor.”

Kişisel farkındalık eğitimlerinin eksikliğine dikkat çeken Özsöz, özellikle çocukların ve gençlerin duygusal olarak yalnız bırakıldığını söyledi.

PANDEMİ SONRASI DİJİTAL YALNIZLIK

Pandemi sürecinin çocuklar ve aileler üzerinde derin etkiler bıraktığını belirten Özsöz, özellikle dijital bağımlılığın hızla arttığını vurguladı. Pandemi öncesinde ailelerin çocukları ekranlardan uzaklaştırmaya çalıştığını hatırlatan Özsöz, süreçle birlikte çocukların internet ve telefonlarla baş başa bırakıldığını söyledi.

Sosyal medyanın toplumdaki iletişim biçimini bozduğunu ifade eden Özsöz, “İnsanlar artık dinlemiyor, yalnızca konuşuyor ve yargılıyor” dedi. Özellikle gençlerin dil kullanımındaki sertleşmeye dikkat çekerek geçmiş dönemlerdeki nezaket kültürünün giderek kaybolduğunu savundu.

“ÇOCUKLARIN SUÇU YOK, MESELE EBEVEYNLİK”

Son dönemde Türkiye’yi yasa boğan öğrenci olayları ve gençler arasında artan şiddet eğilimleri üzerine de konuşan Özsöz, aile yapısındaki kırılmalara işaret etti.

“Çocuk doğurmak başka, ebeveyn olmak başka” diyen Özsöz, anne ve babaların çocuklarını gerçekten görmesi gerektiğini belirtti. Çocukların çoğu zaman anlaşılmadığını, sürekli eleştirildiğini ve kıyaslandığını söyleyen Özsöz, bunun ilerleyen yaşlarda ciddi psikolojik sorunlara neden olduğunu ifade etti.

Televizyon dizileri, şiddet içerikli oyunlar ve dijital kültürün gençler üzerindeki etkilerine de değinen Özsöz, toplumun yıllardır farkında olmadan şiddeti normalleştirdiğini söyledi.

 

“BİR ÇOCUĞA ‘YAPAMAZSIN’ DERSENİZ GERÇEKTEN YAPAMAZ”

Programda “öğrenilmiş çaresizlik” kavramına geniş yer ayıran Özsöz, çocukluk döneminde kullanılan kırıcı ifadelerin bireyin tüm hayatını etkileyebildiğini anlattı.

Bir öğretmenin ya da ebeveynin çocuğa “aptalsın”, “beceriksizsin” gibi ifadeler kullanmasının çocuğun bilinçaltında kalıcı izler bıraktığını söyleyen Özsöz, “Çocuk bir süre sonra gerçekten yapamayacağına inanıyor” dedi.

Her çocuğun içinde bir cevher olduğunu vurgulayan Özsöz, öğretmenlerin ve ebeveynlerin önce buna inanması gerektiğini ifade ederek şu çağrıyı yaptı:

“ÇOCUKLARINIZA CEVHER GİBİ BAKIN. İNANIRSANIZ O CEVHERİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN MÜCADELE EDERSİNİZ.”

Programın ilerleyen bölümünde Bursa’daki sağlık, ulaşım ve eğitim sorunları da gündeme geldi. Şehir Hastanesi ulaşım ücretlerinden okul eksikliklerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunulan programda, ekonomik sıkıntıların toplum psikolojisini doğrudan etkilediği vurgulandı.

Özsöz, insanların yalnızca geçim derdiyle değil, aynı zamanda değersizlik ve umutsuzluk hissiyle de mücadele ettiğini belirterek, “İnsanların psikolojisinin bozulması için çok fazla sebep var” dedi.

“SİYASETÇİ HALKTAN KOPMAMALI”

Yerel yöneticilere de mesaj veren Özsöz, siyasetin halka hizmet amacıyla yapılması gerektiğini ifade etti. Seçimden sonra halktan uzaklaşan siyaset anlayışını eleştiren Özsöz, “İnsanlara ne verebilirim diye düşünülmeli” dedi.

Toplumdaki kutuplaşma dilinin giderek sertleştiğini belirten Özsöz, siyasetçilerin kullandığı dilin doğrudan topluma yansıdığını savundu. “Sen şucusun, ben bucuyum” anlayışının toplumsal kardeşliği zedelediğini ifade eden Özsöz, daha kapsayıcı bir iletişim çağrısında bulundu.

“BİR KİŞİYE BİLE DOKUNABİLİYORSANIZ DEĞERLİDİR”

Uzun yıllar eğitimler ve seminerler verdiğini söyleyen Özsöz, son dönemde yeniden daha görünür olmaya karar verdiğini anlattı. Sosyal medyada bilgi kirliliğinin arttığını ancak buna rağmen nitelikli insanların geri planda kalmaması gerektiğini ifade eden Özsöz, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:

“Bir kişiye bile dokunabiliyorsanız değerlidir. İnsanların içindeki gücü ortaya çıkarmak, onları iyileştirmek ve farkındalık kazandırmak gerekiyor.”

Programın detaylarını aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=9U2SshczIQM&t=174s

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
OK