İslam’ın Emri, “OKU” Değil!!! « Börü Türk

17 Nisan 2026 - 19:28

İslam’ın Emri, “OKU” Değil!!!

Son Güncelleme :

17 Nisan 2026 - 17:31

39 views
İslam’ın Emri, “OKU” Değil!!!

Börü Türk ekranlarından izleyiciyle buluşan usta gazeteci Mahmut Yayla’nın sunduğu “Bilene Sor” programının ilk bölümünde, İsmet Gödel Hocaefendi gelen soruları, İslami gerçekleri, hayat düzeni gibi birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.

Program boyunca hem bireysel sorumluluk hem de toplumun manevi dönüşümü üzerine yoğunlaşılırken, anlatımın merkezinde “çağlar ötesi” bir bakışla İslam’ın eğitim ve ahlak anlayışı yer aldı.

TOPLUMSAL DÜZEN VE SORUMLULUK ANLAYIŞI

Programda insan davranışları, toplumsal suçlar ve düzen arasındaki ilişki çarpıcı bir benzetmeyle ele alındı. Bir evin soyulması örneği üzerinden yapılan değerlendirmede, sadece suçluyu değil; kapıyı kapatmayanı, tedbirsizliği ve toplumsal ihmali de içine alan daha geniş bir sorumluluk zinciri vurgulandı. Bu yaklaşım, bireyden devlete kadar uzanan bir hesap verme bilincini gündeme taşıdı.

Anlatımda özellikle şu düşünce öne çıktı: Toplumda yalnızca cezayı tartışmak değil, suçu doğuran zemini ortadan kaldırmak esastır. Eğitim sisteminin, ahlaki temelinden koparıldığında hem bireyi hem toplumu zayıflattığı ifade edildi. Bu noktada İslam hukukundaki kısas, diyet ve adalet mekanizması üzerinden, düzenin yalnızca cezayla değil dengeyle sağlanabileceği anlatıldı.

ÇAĞLAR ÖTESİ BİR ADAM: FATİH SULTAN MEHMET…

Programın en güçlü vurgularından biri, Fatih Sultan Mehmet Han üzerinden yapılan tarihsel örnekler oldu. Genç yaşta büyük bir vizyon taşıyan Fatih’in, döneminin medrese geleneği içinde şekillendiği ve hocaya duyduğu saygının devlet yönetimine bile yön verdiği ifade edildi.

Fatih’in Akşemseddin ve dönemin alimleriyle kurduğu ilişki, sadece bir öğrenci-hoca bağı değil; bir medeniyet inşasının temeli olarak değerlendirildi. Onun 21 yaşında İstanbul’u fethetmesi, sıradan bir askeri başarı değil, “çağlar ötesi” bir eğitim ve ahlak sisteminin ürünü olarak sunuldu.

Bu noktada dikkat çekilen en önemli mesaj şuydu:

Bir toplumun kaderi, eğitimine verdiği değerle şekillenir. Fatih’i, Fatih yapan şey kılıcı değil, aldığı manevi terbiyedir. Bu yüzden o, sadece kendi çağının değil, çağlar ötesinin de lideri olarak görülmektedir.

EĞİTİMİN TEMELİ: DOĞUMDAN ÖNCE BAŞLAYAN SORUMLULUK

Konuşmada eğitim anlayışının sadece okul çağında başlamadığı, aksine evlilik öncesinden itibaren bir hazırlık süreci olduğu ifade edildi. Anne ve babanın yaşam tarzı, inancı ve ahlakının çocuğun karakterine doğrudan etki ettiği vurgulandı.

Bu bağlamda “çocuk eğitimi ne zaman başlamalıdır?” sorusuna verilen cevap dikkat çekiciydi: Eğitim, çocuk doğduğunda değil, anne ve baba henüz hayatlarını kurarken başlar. Çünkü çocuk, söyleneni değil yaşananı öğrenir.

PEYGAMBERİMİZİN EĞİTİM AHLAKI VE ÇOCUKLARA YAKLAŞIMI

Bir diğer önemli başlık ise Hz. Muhammed’in (s.a.v.) çocuklara yaklaşımı oldu. Programda, Peygamber Efendimizin çocuklara karşı şefkatli, sabırlı ve öğretici tavrı örneklerle anlatıldı. Onun eğitim yönteminde sertlik değil merhamet, baskı değil rehberlik olduğu; çocuklara değer vererek onların kişiliklerini inşa ettiği vurgulandı. Özellikle Lokman Suresi üzerinden verilen örneklerde, “ya büneyye” hitabının yani “ey oğulcuğum” ifadesinin eğitimdeki inceliği ortaya konuldu.

Bu yaklaşımın temel mesajı netti: Çocuk, sevgiyle şekillenir; korkuyla değil.

MANEVİ ÇÖKÜŞ VE TOPLUMSAL SORUNLAR

Programda modern çağın getirdiği sorunlara da değinildi. Sosyal medya, teknoloji bağımlılığı ve ahlaki çözülmenin, bireyleri gerçeklikten uzaklaştırdığı ifade edildi. Toplumun giderek daha az okuduğu, daha çok tükettiği ve daha az düşündüğü eleştirisi yapıldı.

Bu noktada çözüm olarak yeniden manevi değerlerin merkeze alınması gerektiği vurgulandı. Sadece kanunlarla değil, iman ve ahlak temelli bir eğitimle toplumsal düzenin korunabileceği ifade edildi.

Programda katılımcılardan gelen bazı soru ve cevapları.

Soru 1: Çocuk eğitimi ne zaman başlamalıdır?

Cevap: Eğitim, çocuk doğduktan sonra değil, anne ve babanın hayatlarını kurduğu andan itibaren başlar. Evlilik öncesi ahlaki hazırlık, çocuğun geleceğini belirleyen en temel unsurdur.

Soru 2: Peygamber Efendimiz çocuklara nasıl davranırdı?

Cevap: Hz. Muhammed (s.a.v.) çocuklara şefkatle yaklaşır, onları küçümsemez, aksine onların kişiliğini sevgi ve sabırla inşa ederdi. Eğitimde sertlik değil merhamet, baskı değil rehberlik esas alınırdı.

SON SÖZ: İMANLA OKUYAN NESİL

Program boyunca verilen mesajın özü, İslam’ın “oku” emrinin sadece bilgi edinmek değil, imanla anlamak ve ahlakla yaşamak olduğudur. Toplumun yeniden inşası, yalnızca sistemlerle değil; kalplerin yeniden eğitilmesiyle mümkündür.

Ve bu anlayış, bir kez daha “çağlar ötesi” bir hakikati hatırlatır: İnsanı yükselten bilgi değil, bilgiyi ahlaka dönüştüren imandır.

Bu programın tamamını aşağı linke tıklayarak izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=deG04vkTFaw

https://www.facebook.com/boruturkcom/videos/960547343583658

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.