Suriye’de uzun yıllardır devam eden iç savaşın ardından bölgesel ve küresel aktörlerin sahadaki pozisyonları yeniden değişiyor. ABD’nin ülkedeki son askeri noktadan çekilmesi, hem sahadaki güç dengelerini hem de siyasi sürecin yönünü etkileyen kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ABD’NİN SAHADAN ÇEKİLMESİ TAMAMLANDI
16 Nisan’da Haseke’de bulunan Kasrak üssünün de boşaltılmasıyla ABD’nin 2014’ten bu yana sürdürdüğü askerî varlık tamamen sona erdi. Böylece kuzeydoğu Suriye’deki son Amerikan üssü de Suriye ordusunun kontrolüne geçti.
Aynı süreçte Fransız, İngiliz ve Rus askeri varlığının da sahadan çekildiği belirtilirken, ülkede yabancı askeri üs kalmadığı ifade edildi.
ŞAM YÖNETİMİ SAHADA GÜÇ KAZANIYOR
ABD’nin çekilmesiyle birlikte Ahmed Şara liderliğindeki Şam yönetiminin ülke içindeki kontrol alanını genişlettiği değerlendiriliyor. Kuzeydoğuda devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi, siyasi istikrar açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
Uzmanlara göre bu gelişme, Şam yönetiminin uluslararası temaslarını da artırarak diplomatik alanda daha görünür hale gelmesine zemin hazırlıyor.

SDG İLE ENTEGRASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR
30 Ocak Mutabakatı kapsamında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarının Suriye ordusuna kademeli olarak entegre edilmesi süreci sürüyor. Tugaylar halinde yapılan bu entegrasyonun askeri, idari ve sivil boyutlarda ilerlediği ifade ediliyor.
Bölgedeki güvenlik güçlerinin yeniden konuşlandırılması, petrol üretiminin başlatılması ve yerel yönetimlerin Şam ile koordinasyon içinde çalışması dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.
SİVİL VE İDARİ ALANLARDA TEMASLAR ARTIYOR
Kamışlı havalimanının işletilmesi, eğitim, sağlık ve tarım gibi alanlarda Şam ile SDG temsilcileri arasında görüşmelerin sürdüğü bildiriliyor. Ayrıca esir takası ve Afrin’e dönüş süreçlerinin başlaması, sürecin yumuşak geçişe evrildiğine işaret ediyor.
İSRAİL’İN GÜNEY SURİYE’DEKİ ETKİSİ SÜRÜYOR
Bölgedeki bir diğer gerilim noktası ise İsrail’in faaliyetleri olarak öne çıkıyor. Güney Suriye’de askeri noktalara yönelik saldırılar ve sınır hattındaki ihlallerin devam ettiği belirtiliyor.
İsrail’in Dürzi topluluklar üzerinden bölgedeki etkisini sürdürmeye çalıştığı, Suriye yönetiminin ise bu ihlallere karşı sınırlı kapasiteyle yanıt verebildiği ifade ediliyor.
ABD’NİN ORTA DOĞU STRATEJİSİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Suriye’den çekilme kararı, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını tamamen azaltması anlamına gelmiyor. Irak, Körfez ülkeleri ve farklı güvenlik hatlarında varlığını sürdüren Washington yönetiminin, stratejik pozisyonunu yeniden düzenlediği değerlendiriliyor.
Irak’ta varlığın kuzeye kaydırılması ve Körfez ülkeleriyle askeri iş birliğinin devam etmesi, bu yaklaşımın parçaları olarak görülüyor.
BÖLGESEL DENGELERDE “YENİ DÖNEM”
Uzman değerlendirmelerine göre Suriye, bölgesel krizler arasında nispeten “emniyet adası” görünümüne yaklaşırken, ülkenin geleceği hem iç entegrasyon süreci hem de dış aktörlerin politikalarıyla şekillenmeye devam ediyor.
ABD’nin sahadan çekilmesi ise bölgesel denklemde önemli bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor.