Dünya Gönüllüler Derneği ile Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı arasında gerçekleştirilen ziyaret, Bursa’da siyaset ve sivil toplum arasındaki dayanışma mesajlarının öne çıktığı önemli buluşmalardan biri olarak dikkat çekti. Toplumsal yardımlaşma, sosyal adalet, gönüllülük ruhu ve ekonomik sistem eleştirilerinin ön plana çıktığı görüşmede, “insan odaklı siyaset” anlayışı vurgulanırken, mevcut ekonomik düzene yönelik dikkat çeken mesajlar verildi.
Bursa’da siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşları arasındaki temaslarını sürdüren Saadet Partisi Bursa İl Başkanlığı, bu kapsamda Ali Aydın öncülüğündeki Dünya Gönüllüler Derneği heyetini ağırladı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik çalışmalar, gönüllülük esaslı yardımlaşma faaliyetleri ve Bursa özelinde yürütülebilecek sosyal sorumluluk projeleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
Toplantının açılışında konuşan Dünya Gönüllüler Derneği Başkanı Ali Aydın, dernek olarak sahada aktif şekilde çalıştıklarını ve toplumun her kesimine ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Yardımlaşma faaliyetlerinin yalnızca maddi destekten ibaret olmadığını belirten Aydın, gönüllere dokunmanın ve toplumla güçlü bir bağ kurmanın önemine dikkat çekti.
Aydın, konuşmasında özellikle ihtiyaç sahiplerine yönelik hassasiyetlerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Biz sokakta insanlarla karşılaştığımızda bizden yüz çevirmelerini değil, bize sarılmalarını arzu ediyoruz. Kapımıza gelen hiçbir ihtiyaç sahibini geri çevirmemeye gayret ediyoruz. Gönüllü dostlarımızla birlikte büyük bir özveriyle çalışıyoruz. İnsanların yalnız olmadığını hissettirmek bizim için çok önemli.”
Toplumda dayanışma kültürünün giderek daha fazla önem kazandığını belirten Aydın, ekonomik zorlukların arttığı dönemlerde gönüllülük hareketlerinin daha hayati hale geldiğini söyledi. Dernek olarak yalnızca yardım ulaştırmadıklarını, aynı zamanda insanlara umut olmaya çalıştıklarını ifade eden Aydın, sosyal birlikteliğin güçlenmesi adına tüm kurumlarla iş birliğine açık olduklarını kaydetti.
Ziyarette söz alan Hamza Gürsel ise konuşmasında, insan onurunu merkeze alan bir siyaset anlayışını savunduklarını belirterek, mevcut ekonomik sistemin toplum üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürsel, özellikle gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yoksulluk konularına dikkat çekerek, insani yardım çalışmalarının önemli olduğunu ancak kalıcı çözümün sistemsel dönüşümden geçtiğini ifade etti.
Gürsel konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. İnsanın insana tahakkümü kabul edilemez. Bundan dolayı biz insanca yaşam için mücadele ediyoruz. Elbette sivil toplum kuruluşlarının yaptığı çalışmalar son derece kıymetlidir. Ancak bizim temel mücadelemiz, yoksulun sofrasındaki ekmeği küçülten, insanların geçimini zorlaştıran bu bozuk sistemi düzeltmektir. Sistemi düzeltmek, ekmeği büyütmek zorundayız.”
Ekonomik sorunların yalnızca bireysel yardımlarla çözülemeyeceğini ifade eden Gürsel, sosyal adaletin sağlandığı yeni bir anlayışın inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin üretim gücünün artırılması, gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin insanca yaşayabileceği ekonomik şartların oluşturulmasının öncelikli hedefleri arasında olduğunu belirtti.
Konuşmasının devamında Milli Görüş hareketinin tarihsel misyonuna da değinen Gürsel, hareketin gönüllülük ruhuyla büyüdüğünü ifade etti. Milli Görüş’ün köklü bir siyasi ve toplumsal hareket olduğunu belirten Gürsel, şu ifadeleri kullandı:
“Milli Görüş nev-zuhur bir hareket değildir. Bu hareket yıllardır gönüllü insanların omuzlarında yükselmiştir. Dünyanın birçok yerinde insanlar fedakârlıkla çalışmış, dayanışma ruhunu diri tutmuştur. Birlik ve beraberlik içerisinde hareket edildiğinde, adil bir sistemin yeniden kurulması mümkündür.”
Görüşmede ayrıca Bursa’da gerçekleştirilebilecek ortak sosyal sorumluluk projeleri, gençlere yönelik gönüllülük faaliyetleri, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik çalışmalar ve toplumsal dayanışmayı güçlendirecek organizasyonlar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Taraflar, sivil toplum kuruluşları ile siyasi yapıların toplum yararına ortak zeminde buluşmasının önemine vurgu yaptı.
Ziyaretin sonunda karşılıklı iyi niyet mesajları verilirken, Bursa’da sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı güçlendirecek yeni projelerde iş birliği yapılabileceği ifade edildi. Gerçekleşen buluşma, hem sivil toplumun hem de siyasi kurumların toplumsal sorunların çözümünde ortak hareket etmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
