İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yurtdışına çıkarılmaması yönündeki karar, Tahran’ın müzakerelerde tavrını sertleştirdi. Reuters’a konuşan iki üst düzey kaynak, dini liderin bu konuda açık talimat verdiğini ve kararın ülkenin güvenlik kaygılarıyla şekillendiğini aktardı.
ABD Başkanı Donald Trump, olası bir anlaşma kapsamında söz konusu stokların ülke dışına gönderilmesini talep ediyordu; ancak İran yönetimi bu talebe sıcak bakmıyor. İranlı yetkililer, uranyumun gönderilmesinin ülkeyi ileride gelebilecek saldırılara karşı daha savunmasız bırakacağı görüşünde.
Kararın arka planı ve güvenlik kaygıları
Kaynaklar, “Liderin talimatı ve devlet içindeki genel bakış, zenginleştirilmiş uranyum stokunun yurtdışına çıkmaması yönünde” dedi. Tahran’a göre bu stokların gönderilmesi, hem stratejik hem de savunma açısından risk oluşturuyor; İran’ın bu tür kritik kararlarda son söz hakkını dini liderin kullandığı belirtiliyor.
İsrail ve anlaşma şartları
İsrail tarafı ise, İran’ın stokları ülke dışına çıkarmaması halinde sürecin tamamlanmış sayılmayacağını ifade ediyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, Tahran’ın vekil gruplara verdiği desteği kesmeden ve balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmadan barışın sağlanmayacağını vurguladı. Tel Aviv’e göre Trump, bu konuda kendilerine garanti verdi.
Görüş ayrılıkları ve çözüm arayışları
Taraflar bazı konularda ilerleme sağlasa da zenginleştirilmiş uranyumun geleceği ve İran’ın zenginleştirme hakkının tanınması gibi başlıklarda ciddi anlaşmazlıklar sürüyor. İranlı yetkililer önceliklerini; savaşın kalıcı olarak sona ermesi ve ABD ile İsrail’den yeni saldırı gelmeyeceğine dair güvenilir güvenceler almak olarak sıralıyor.
İran, nükleer silah geliştirme iddialarını uzun süredir reddediyor. Buna karşın kaynaklar, mevcut durumda hâlâ uygulanabilecek çözüm yolları bulunduğunu belirtiyor. Örneğin bir kaynak, “Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde stokların seyreltilmesi gibi seçenekler var.” dedi.
Stok miktarı ve saldırı etkileri
İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’te düzenlediği saldırılar sırasında İran’ın elinde yaklaşık yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440,9 kilogram civarında uranyum olduğu kaydedildi. Ancak bu saldırılardan ne kadarının kurtulduğu konusunda net bir bilgi bulunmuyor.