Gelecek Partisi Orhangazi İlçe Başkanı Yılmaz İmenç, İznik Gölü ve çevresinde giderek derinleşen çevre felaketine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Bölgenin yıllardır ihmaller, plansız sanayileşme, denetimsizlik ve yanlış tarım politikaları nedeniyle büyük bir ekolojik yıkımla karşı karşıya bırakıldığını belirten İmenç, “Türkiye’nin en önemli doğal miraslarından biri olan İznik Gölü siyasi rant uğruna kurban ediliyor” dedi.
İmenç, Orhangazi ve İznik ilçelerini doğrudan etkileyen kuraklık, su kaybı, kirlilik ve çevresel tahribatın artık geri dönülemez bir noktaya sürüklendiğini ifade ederek yetkililere sert sözlerle yüklendi.
“İznik Gölü Alarm Veriyor, Yetkililer Hâlâ Sessiz”
Göl kıyısındaki dramatik çekilmeye dikkat çeken Yılmaz İmenç, yıllardır bilim insanlarının yaptığı uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. Özellikle Orhangazi sahilinde yaşanan görüntülerin felaketin boyutunu açıkça ortaya koyduğunu belirten İmenç, şu ifadeleri kullandı:
“Bir zamanlar suyla çevrili olan iskeleler bugün karanın ortasında kaldı. Kıyı şeridi bazı bölgelerde 200 ila 400 metre geri çekildi. Bu yalnızca bir doğa olayı değildir; bu, kötü yönetimin, denetimsizliğin ve çevreyi hiçe sayan anlayışın sonucudur. İznik Gölü resmen can çekişiyor.”
İmenç, bilinçsiz sanayi yatırımları ve kontrolsüz su kullanımının göl üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, özellikle fabrikaların gölden yaptığı yoğun su çekiminin ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
“Sanayi Kazansın Diye Doğa Feda Edildi”
Açıklamasında sanayi kuruluşlarının çevresel etkilerine de dikkat çeken İmenç, tarım ve sanayi arasında denge kurulamadığını söyledi. Bölgedeki sanayi tesislerinin yıllardır denetlenmediğini savunan İmenç, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir avuç sermaye daha fazla kazansın diye İznik Gölü’nün geleceği yok ediliyor. Fabrikaların gölden kontrolsüz şekilde su çekmesine göz yumuluyor. Tarımda hâlâ ilkel sulama yöntemleri kullanılıyor. Bu ihmaller zinciri gölü kuraklığa sürüklüyor.”
İmenç, iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini ancak yerel ve merkezi yönetimlerin hâlâ kapsamlı bir su yönetim politikası geliştiremediğini ifade etti.
Göl Suyu “Kirli” Seviyesine Geriledi
Yapılan bilimsel analizlerin bölgedeki kirliliğin ulaştığı vahim tabloyu ortaya koyduğunu belirten İmenç, gölde fosfor yükünün arttığını, evsel ve sanayi kaynaklı atıkların su kalitesini ciddi şekilde bozduğunu söyledi.
“İznik Gölü artık yalnızca kuraklık tehdidiyle değil, ağır bir kirlilik yüküyle de mücadele ediyor” diyen İmenç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Evsel atıklar yeterince arıtılmadan doğaya bırakılıyor. Gölü besleyen derelere karışan sanayi atıkları ekosistemi zehirliyor. Bilimsel raporlarda su kalitesinin ‘kirli’ seviyesine düştüğü açıkça görülüyor. Buna rağmen ciddi bir adım atılmıyor.”
Mikroplastik Tehlikesi Büyüyor
İmenç, yapılan araştırmalarda göl suyunda ve gölü besleyen akarsularda mikroplastik kirliliğinin tespit edilmesinin de endişe verici olduğunu belirtti.
“Bugün yalnızca doğayı değil, insan sağlığını da tehdit eden bir tabloyla karşı karşıyayız” diyen İmenç, özellikle göl çevresindeki kontrolsüz atık yönetiminin gelecekte çok daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Birinci Sınıf Tarım Arazileri Ranta Kurban Edildi”
Orhangazi çevresindeki verimli tarım arazilerinin yanlış kullanımına da tepki gösteren İmenç, bölgenin tarımsal potansiyelinin plansız sanayi politikaları nedeniyle zarar gördüğünü söyledi.
“Türkiye’nin en değerli 1. sınıf sulu tarım arazileri göz göre göre betonlaştırıldı” ifadelerini kullanan İmenç, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Toprağı korumak yerine sanayiye açtılar. Çiftçinin üretim alanları daraltıldı. Tarım arazileri işgal edilirken kimse çıkıp hesap vermedi. Bugün yaşanan ekonomik krizin temel nedenlerinden biri de üretim alanlarının yok edilmesidir.”
Arıtma ve Atık Yönetiminde Büyük Yetersizlik
İznik ve Orhangazi çevresinde kanalizasyon ve arıtma altyapısının yetersiz kaldığını belirten İmenç, katı atık yönetimindeki eksikliklerin de çevresel tahribatı büyüttüğünü söyledi.
“Çöp sorunu çözülemiyor, atık yönetimi sağlıklı yürütülemiyor, altyapı yatırımları yıllardır erteleniyor” diyen İmenç, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların sorumluluktan kaçtığını savundu.
“Bu Sessizlik Geleceğe İhanettir”
İznik Gölü’nün yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin doğal hazinelerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz İmenç, yaşanan çevresel yıkıma karşı acil eylem planı çağrısında bulundu.
İmenç, açıklamasının sonunda şu sert mesajları verdi:
“İznik Gölü’nün yok oluşunu izlemek, geleceğe ihanettir. Bugün sessiz kalanlar yarın bu felaketin sorumluluğundan kaçamayacaktır. Çevreyi korumak siyasi tercih değil, vicdani bir sorumluluktur. Gölü, toprağı ve suyu koruyamazsak yarın çocuklarımıza bırakacak hiçbir değerimiz kalmayacak.”
Uzmanlar ise bölgedeki ekolojik krizin önlenebilmesi için sanayi su kullanımının denetlenmesi, modern sulama sistemlerine geçilmesi, arıtma altyapısının güçlendirilmesi ve göl havzasında kapsamlı çevre koruma politikalarının hızla uygulanması gerektiğine dikkat çekiyor.
