Selçuk Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen kapsamlı saha çalışmaları, Orta Toroslar ve çevresinde daha önce bilinmeyen dört kayagülü türünün bilim dünyasına kazandırılmasını sağladı. Araştırma, farklı illerden toplanan yüzlerce örneğin ayrıntılı morfolojik ve moleküler incelemeleriyle gerçekleştirildi.
Çalışmada elde edilen bulgular, kayagülü cinsinin gen merkezinin Türkiye’de olduğunu güçlü biçimde destekliyor; bu da ülkemizin bitki çeşitliliği açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.
Çalışmanın kapsamı ve yöntemleri
Araştırma ekibi, Konya, Karaman ve Antalya başta olmak üzere çok sayıda ilde arazi çalışması yaptı ve yaklaşık 1.500 saha örneği topladı. Buna ek olarak yerli ve yabancı herbaryumlarda bulunan ~2.500 örnek detaylı şekilde incelendi. Morfolojik, taksonomik, polen, tohum ve moleküler analizler bir arada kullanılarak türlerin özgünlüğü bilimsel olarak doğrulandı.
Yeni türlerin yayımlanması ve adlandırma
Keşfedilen türler, uluslararası hakemli Plants dergisinde yayımlanarak resmen literatüre girdi. Araştırma ekibi, bulunan dört yeni türü coğrafi ve katkı sağlayan kişilere atıfta bulunan isimlerle sınıflandırdı. Bu adlandırmalar, hem bilimsel hem de sembolik anlam taşıyor.
Projeyi yürüten akademisyenlerden Kuddisi Ertuğrul, keşfedilen türlerden birine eşi adıyla hitap ederek türün adını “Aethionema Kadriye Sultan” olarak verdi; Ertuğrul bu tercihin kişisel destek ve motivasyonun bir yansıması olduğunu belirtti.
Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine katkı
Bu çalışma, Türkiye florasının hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birçok unsur barındırdığını ve koruma önceliklerinin belirlenmesinde yeni veriler sunduğunu gösteriyor. Bilim insanları, ülkenin özellikle kayagülü gibi cinslerde yüksek endemizm sergilediğini vurguluyor ve gelecekte yapılacak araştırmaların önemine dikkat çekiyor.