Kamuoyuna açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan darbelerin ve vesayet girişimlerinin, yalnızca dönemin siyasi iktidarlarını değil, aynı zamanda demokrasi kültürünü, hukuk devletini ve toplumsal barışı da derinden etkilediğini belirterek, millet iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşı olduklarını vurguladı. Yurtsever, Saadet Partisi’nin ilkesel duruşunun geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiden, hukuktan ve sivil siyasetten yana olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin, demokrasi tarihine kara lekeler olarak geçen darbe ve muhtıraların ağır sonuçlarını defalarca yaşadığını söyleyen Yurtsever, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden başlayarak 12 Mart 1971 muhtırasına, 12 Eylül 1980 darbesinden 28 Şubat sürecine, 27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar uzanan tüm müdahalelerin ortak noktasının millet iradesini hedef alması olduğunu dile getirdi.
“Darbeler Milletin Geleceğini Hedef Almıştır”
Her darbenin farklı yöntemlerle gerçekleştirildiğini ancak sonuçlarının toplum açısından benzer olduğunu belirten Yurtsever, şunları kaydetti:
“Türkiye, yakın tarihinde darbelerden, muhtıralardan ve vesayet girişimlerinden büyük acılar yaşamış bir ülkedir. 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, 27 Nisan’dan 15 Temmuz’a kadar yaşanan her müdahale; farklı yöntemler kullanmış olsa da ortak olarak millet iradesini hedef almıştır.”
Darbelerin yalnızca hükümet değişikliklerinden ibaret olmadığını vurgulayan Yurtsever, her darbe döneminde demokrasinin yara aldığını, hukuk devletinin zayıfladığını ve temel hak ve özgürlüklerin ciddi biçimde sınırlandırıldığını söyledi. Darbelerin ekonomik ve sosyal hayatta da ağır tahribatlara yol açtığını belirten Yurtsever, Türkiye’nin kalkınma sürecinin kesintiye uğradığını ve toplumsal kutuplaşmanın derinleştiğini ifade etti.

“Demokrasiye Vurulan Her Darbe, Milletin Geleceğinden Çalınan Yıllardır”
Yurtsever, darbelerin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gelişimine uzun yıllar boyunca zarar verdiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Darbeler hiçbir zaman yalnızca hükümetleri değiştirmemiştir. Her darbe döneminde demokrasi yara almış, hukuk devleti zayıflamış, temel hak ve özgürlükler kısıtlanmış, ekonomik ve sosyal hayat ağır bedeller ödemiştir. Türkiye’nin kalkınma yolculuğu kesintiye uğramış, toplumsal kutuplaşma derinleşmiş ve milletimizin geleceğinden yıllar çalınmıştır.”
Saadet Partisi’nin siyasi duruşunun ilkeler temelinde şekillendiğini belirten Yurtsever, hangi görüşten ya da hangi kesimden gelirse gelsin, her türlü darbe ve vesayet girişimine karşı olduklarının altını çizdi.
“İyi Darbe-Kötü Darbe Ayrımını Kabul Etmiyoruz”
Demokratik toplumlarda siyasi meşruiyetin yegâne kaynağının milletin sandıkta ortaya koyduğu irade olduğunu ifade eden Yurtsever, siyasi mücadelelerin çözüm adresinin demokrasi ve hukuk olduğunu söyledi.
“Saadet Partisi olarak ilkesel duruşumuz; kimden gelirse gelsin, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın bütün darbelere ve vesayet girişimlerine karşı olmaktır. Çünkü biz milletin iradesine bağlıyız. Demokratik toplumlarda iktidarların meşruiyet kaynağı sandıktır. Siyasi mücadelelerin adresi demokrasi, çözümün yolu hukuk, istişare ve millet iradesidir.”
Darbeler arasında ayrım yapılmasının doğru olmadığını belirten Yurtsever, tarihin hiçbir dönemindeki antidemokratik müdahalenin meşru görülemeyeceğini ifade etti.
“Bu sebeple darbeler arasında ‘iyi darbe-kötü darbe’ ayrımı yapılmasını doğru bulmuyoruz. 27 Mayıs da yanlıştır, 12 Mart da yanlıştır, 12 Eylül de yanlıştır, 28 Şubat da yanlıştır, 27 Nisan da yanlıştır, 15 Temmuz da yanlıştır. Millet iradesini hedef alan her müdahale, aynı şekilde demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş bir saldırıdır.”
“Milli Görüş Hareketi Demokrasi ve Sivil Siyasetin Yanında Yer Almıştır”
Milli Görüş hareketinin kuruluşundan bu yana vesayetçi anlayışlara karşı demokratik siyaseti savunduğunu dile getiren Yurtsever, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu siyasi anlayışın da sorunların diyalog ve uzlaşı yoluyla çözülmesini esas aldığını ifade etti.
“Milli Görüş hareketi, siyasi hayatı boyunca vesayetçi anlayışlara karşı durmuş, demokrasiyi ve sivil siyaseti savunmuştur. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu anlayış da sorunların baskıyla değil diyalogla, çatışmayla değil uzlaşmayla, vesayetle değil millet iradesiyle çözülmesini esas almıştır.”
“Türkiye’nin İhtiyacı Daha Güçlü Demokrasi ve Hukuk Devletidir”
Türkiye’nin geleceği açısından daha güçlü demokratik kurumlara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yurtsever, yeni siyasi gerilimlerin ve kutuplaşmaların ülkeye fayda sağlamayacağını belirtti. Hukuk devletinin güçlendirilmesi, bağımsız kurumların korunması ve sivil siyasetin etkinliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti.
“Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni gerilimler değil; daha güçlü demokrasi, daha güçlü hukuk devleti, daha bağımsız kurumlar ve daha güçlü bir sivil siyasettir.”
Açıklamasının sonunda geçmişten ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Yurtsever, gelecek nesillerin bir daha darbe sabahlarına uyanmaması temennisinde bulundu.
“Geçmişten çıkarılması gereken en önemli ders şudur: Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır. Saadet Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de demokrasinin, hukukun ve millet iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever’in açıklamaları, Türkiye’nin demokratik kazanımlarının korunması ve millet iradesine yönelik her türlü müdahaleye karşı ortak bir demokratik bilinç oluşturulması gerektiği yönündeki çağrıyı bir kez daha gündeme taşıdı.