Avrupa Birliği liderleri, Brüksel’deki zirvede yüksek enerji faturaları, ortak bütçe tartışmaları ve Çin kaynaklı dış ticaret baskılarından doğan sert fikir ayrılıklarıyla karşı karşıya kaldı. İran kaynaklı akaryakıt fiyat artışları, bütçe açıkları olan hükümetleri ve zorlanan şirketleri daha da sıkıştırırken, kıta genelinde ekonomik kaygıları derinleştiriyor.
Bir yandan savunma harcamaları ve Ukrayna’ya destek gündemdeyken, diğer yandan yaklaşan ulusal seçimlerin getirdiği siyasi baskılar liderlerin kararlarını zorlaştırıyor. Fransa’da yaklaşan seçimde aşırı sağın yükselişi ve AB katkılarında kesinti vaatleri, tartışmaları daha da alevlendiriyor.
Ekonomik Gerilim ve Bütçe Çekişmeleri
Almanya gibi net katkı veren ülkeler ile yardımlardan fazlaca yararlanan ülkeler arasında bütçe paylaşımlarına dair sert çekişmeler sürüyor. Sunulan taslak, çiftçilere ve bölgelere yönelik sübvansiyonların korunmasını öngörüyor; bazı kesimler ise bunun, ABD ve Çin ile rekabet için gereken stratejik yatırımlardan kaynak çekeceğini savunuyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görüşmelerde pozisyonların birbirinden uzak olduğunu belirterek, “Çok ama çok zorlu müzakerelerle karşı karşıyayız” dedi. Fransız yetkililer ise yalnızca harcama kesintilerine odaklanılmasının birlik için ters etkiler doğuracağını vurguladı.
Ticaret, Çin ve Koruma Tedbirleri
Zirvede Çin ile yapılan müzakereler de gündeme oturdu. AB ve Pekin arasında hibrit otomobil ithalatına getirilen sınırlama anlaşmasının, 2025’teki hedeflenen 360 milyar avroluk mal ticareti açığını kapatma stratejisinin ilk adımı olduğu belirtildi. Buna karşın üyeler arasında ticari korunma ve misilleme araçlarının nasıl kullanılacağı konusunda görüş ayrılıkları devam ediyor.
Fransa ve Almanya’nın ortak önerisiyle PET plastik ithalatına karşı acil önlemler talep edilmesi, iki ülkenin önceki serbest ticaret pozisyonlarından sapma olarak yorumlandı. Zirve bildirgesi ise Komisyon’dan Pekin ile görüşmeleri sürdürmesini ve ticari savunma araçlarının eksiksiz uygulanmasını istedi.
Enerji Politikaları ve Emisyon Tartışmaları
Yükselen enerji maliyetleri, bazı ülkelerin AB Emisyon Ticaret Sistemi’ni zayıflatma veya geçici askıya alma çağrılarına yol açtı. Çekya ve İtalya gibi ülkeler, sanayi ve enerji tesislerine yönelik esneklik talep ederken, Finlandiya, İsveç ve Danimarka başbakanları sistemi koruyarak temiz yatırımları savunmanın önemine dikkat çekti.
“Sistemi zayıflatmak, fosil yakıtlara bağımlılığın artmasına ve temiz teknoloji yatırımlarının gerilemesine yol açar.” görüşü öne çıktı.
Dış Politika ve Dondurulmuş Varlıklar
ABD tarafından önerildiği iddia edilen, Rus egemen varlıklarının serbest bırakılması teklifine Almanya sert tepki gösterdi. Merz, bu varlıkların Avrupa’da dondurulmuş olarak kalması gerektiğini vurgulayarak, konunun Avrupa’nın inisiyatifinde olduğunu belirtti.
Zirve taslak bildirgesi, birlik içinde ticaret mekanizmalarının güçlendirilmesi ve dış baskılara karşı koruyucu adımların atılması çağrısında bulundu.
Ukrayna’ya Destek ve Acil Finansman İhtiyacı
Zirvenin önemli oturumlarından biri Ukrayna’ya ayrıldı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin katılacağı oturumda, 2027 için gereken finansmanın nasıl sağlanacağı tartışılacak. Bu süreçte, bazı liderler desteği sembolik bir harcamayla kıyaslayarak devam etmesi gerektiğini savundu.
Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, mali desteği “bir Avrupalı için yılda bir bira daha az içmek” şeklinde örnekleyerek, yardımların sürmesinin hem mümkün hem de gerekli olduğunu belirtti.
Genel olarak zirve, enerji, bütçe ve dış ticaret alanlarında kısa vadede somut çözümler bulmakta zorlandı; ancak Komisyondan Pekin ile müzakereleri sürdürmesi ve ticari savunma araçlarını devreye sokması beklentisiyle ayrıldı.