Hançerdeki Yara İzleri, Bursa’nın Tarihini Anlatıyor « Börü Türk- Büyük Turan'ın Sesi

23 Ekim 2026 - 08:23

Hançerdeki Yara İzleri, Bursa’nın Tarihini Anlatıyor

Yazar Sefer Göltekin’in Timaş Yayınları’ndan çıkan kitabı, Bursa’nın tarihî dokusunu, unutulmuş ayrıntıları ve tarihî şahsiyetleri okurlarla buluşturuyor.

Son Güncelleme :

23 Ekim 2026 - 10:25

31 views
Hançerdeki Yara İzleri, Bursa’nın Tarihini Anlatıyor

Yazar Sefer Göltekin’in Timaş Yayınları’ndan çıkan “Hançerdeki Yara İzleri” adlı eseri, Bursa’nın tarihî dokusunu, geçmişten günümüze uzanan hikâyeleri ve insan hayatının derinliklerinde saklı kalan sırları bir araya getiriyor. Tarihî şahsiyetler, unutulmuş ayrıntılar ve güçlü anlatımıyla eser, okurlara farklı dönemler arasında edebî bir yolculuk sunuyor.

İstanbul’da 2026 yılında yayımlanan Hançerdeki Yara İzleri, Sefer Göltekin’in tarih, edebiyat ve şehir hafızasını buluşturduğu hikâyelerden oluşuyor. Yazar, bilinen tarihî anlatıların dışına çıkarak kimi zaman bir yüzüğün, kimi zaman bir çininin, kimi zaman da sıradan görünen bir insanın ardında saklı kalan hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor.

1976 yılında Orhaneli’de doğan Sefer Göltekin, ilk öğrenimini köyünde, ortaöğrenimini ise Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde tamamladı. 1994 yılında başladığı radyo programcılığı ve yayın yönetmenliği görevini sekiz yıl sürdüren Göltekin, daha sonra medya planlama, editörlük, reklam ve metin yazarlığı alanlarında çalıştı. Şiir, deneme ve öyküleri çeşitli edebiyat ve fikir dergilerinde yayımlandı. 2007 yılından bu yana Bursa’da yaşayan yazarın daha önce yayımlanmış kitapları arasında Vahiyle Gelen Hayat, Kardeşime Mektuplar, Emanet ve İhanet ve Bursa’da Yaşamak bulunuyor.

Bursa’nın hafızasında saklı hikâyeler

Göltekin’in yeni kitabı, yalnızca geçmişte yaşanan olayları anlatmakla kalmıyor; tarihî kişilikleri, mekânları ve nesneleri farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Milattan önceki dönemlerden Osmanlı’ya ve günümüze uzanan hikâyeler, Bursa’nın tarihî atmosferiyle iç içe ilerliyor.

Kitapta yer alan yüzük hikâyesinde Hazreti Süleyman ve Saba Melikesi Belkıs üzerinden, kaybolan bir yüzüğün nadir bir bitkinin altında bulunması anlatılıyor. Bu bitkinin Mühr-ü Süleyman adıyla anılması, eserde tarihî ve kültürel anlatıların nasıl iç içe geçtiğini gösteren örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Eserde dikkat çeken hikâyelerden biri de Anadolu’ya sığınan Kartacalı komutan Hannibal ile can dostu Ahraz’ın hüzünlü hayatı. Roma’dan kaçışıyla başlayan bu anlatı, iki dostun trajik sonuyla okuru insan ilişkileri, sadakat ve kader üzerine düşünmeye sevk ediyor.

Kayıp bir defterden mercan kırmızısı çinilere

Mağripli Seyyah’ın Meşin Kaplı Defteri adlı hikâye, okuru Bursa’nın geçmişine götürüyor. Bursa’da günler geçiren bir seyyahın anılarını kaydettiği defterini kaybetmesi üzerinden şekillenen anlatı, tarihî bir şehrin hafızasında iz bırakan ayrıntılara odaklanıyor.

Kitabın öne çıkan bölümlerinden İbn Masum’u Yakan Ateş ise bir bimarhanede eczacılık yapan İbn Masum’un, doğuştan gülümseyen yüz hatlarına sahip ancak hastalığına çare bulunamayan Efsun’a duyduğu sevgiyi konu alıyor. İbn Masum’un Efsun’a şifa bulmak için yollara düşmesi, eserin duygu yönü güçlü hikâyeleri arasında yer alıyor.

Bursa’nın mimari ve sanat tarihine uzanan Kayıp Renk: Mercan Kırmızısı adlı hikâyede ise okur, Emir Timur döneminin Semerkant’ından Osmanlı Bursa’sına uzanan bir anlatıyla karşılaşıyor. Yeşil Külliye’nin inşası, Hacı İvaz Paşa ve çini ustası Muhammed Mecnun üzerinden ele alınıyor. Özellikle Yeşil Türbe’nin çinilerinde görülen ve sırrıyla dikkat çeken mercan kırmızısı, hikâyenin merkezinde yer alıyor.

Eserde ayrıca, kendi sırladığı aynada sureti kaybolan Cemal Kalfa’nın hikâyesi gibi gizemli anlatılar da bulunuyor. Bu hikâyeler, okuru tarihî olayların yanı sıra insanın iç dünyası ve görünmeyenin ardındaki anlamlar üzerine düşünmeye davet ediyor.

Tarih, edebiyat ve şehir kültürü bir arada

Bursa’nın tarihî mirasını edebiyatın imkânlarıyla buluşturan Hançerdeki Yara İzleri, geçmişin yalnızca tarih kitaplarında yer alan olaylardan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Göltekin, tarihî şahsiyetleri ve mekânları hikâyeler aracılığıyla yeniden yorumlarken, unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri, bitkileri, sanat eserlerini ve kültürel ayrıntıları da okurun karşısına çıkarıyor.

Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri, okuru araştırmaya ve merak etmeye teşvik etmesi. Bazı hikâyelerde kullanılan eski kelimeler ve tarihî ayrıntılar, anlatının kültürel zenginliğini artırıyor.

Sefer Göltekin’in Hançerdeki Yara İzleri adlı eseri, Bursa’nın tarihine ve kültürel mirasına ilgi duyanların yanı sıra tarih ile edebiyatı bir arada okumayı sevenlere de hitap ediyor. Kitap, geçmişin izlerini hikâyeler aracılığıyla sürerken şehirlerin ve insanların hafızasında saklı kalan anlatıların önemini bir kez daha gündeme getiriyor.

#boruturkcom #HançerdekiYaraİzleri #SeferGöltekin

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Veri alınamadı.