DELMEMİKA AŞİRETİ MENSUBU MEHMET TAŞ: “ÜÇ KAT YERİN ALTINDA BİR MİDYAT DAHA VAR”
Mardin’in Midyat ilçesinde tarihî ve kültürel mirasın korunması, gelecek nesillere aktarılması ve turizme kazandırılması için UNESCO’ya çağrı yapıldı.
Delmemika aşireti mensubu Mehmet Taş, Midyat’ın yer altı zenginliklerinin daha kapsamlı araştırılması gerektiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların harekete geçmesini istedi.
Mezopotamya’nın köklü yerleşim merkezlerinden Midyat, tarihî taş yapıları, farklı inançların bir arada yaşama kültürü ve yer altı zenginlikleriyle dikkat çekiyor.
Bölgenin kültürel mirasının korunması ve uluslararası alanda tanıtılması gündemdeki yerini korurken, Delmemika aşireti mensubu Mehmet Taş da BörüTürk Mardin Temsilcisi Neşe Ünal’a yaptığı açıklamalarda tarih, eğitim ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.
“SÜRYANİLERLE KADİM DOSTLUĞUMUZ VAR”
Röportajda Süryaniler ile Delmemika aşireti arasındaki tarihî bağlara değinen Mehmet Taş, aşiret kavramının yalnızca soy bağıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda aile, dayanışma ve birlikte yaşama kültürünü temsil ettiğini söyledi.
Farklı inanç grupları arasında ayrım yapılmadığını vurgulayan Mehmet Taş, Süryani, Sünni ve Ezidi topluluklarının ortak bir kültürel geçmişi paylaştığını ifade etti. Delmemika kimliğinin kendileri için birlik ve beraberlik anlamı taşıdığını belirten Mehmet Taş, bu bağların korunmasının önemine işaret etti.
Aşiretlerin toplumdaki rolünün bazı televizyon dizilerinde yanlış yansıtıldığını savunan Mehmet Taş, aşiret yapısının kültür, dayanışma ve toplumsal sorumluluk açısından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Mezopotamya’nın tarihî şehirlerinin korunmasında geçmişten gelen toplumsal hassasiyetlerin önemli olduğunu belirten Mehmet Taş, bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.
“GENÇLERİMİZ KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKMALI”
Midyat’ın UNESCO süreci ve kültürel mirasın geleceği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Mehmet Taş, genç kuşakların tarihî değerleri koruma konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ailesinden ve geçmiş kuşaklardan aldığı kültürü çocuklarına aktarmaya çalıştığını belirten Mehmet Taş, eğitim ve disiplinin toplumun geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Kendi eğitim hayatının güvenlik koşulları nedeniyle kesintiye uğradığını anlatan Mehmet Taş, ailesinin koruculuk görevi nedeniyle yaşanan tehditler sonucunda ilkokuldan sonra eğitimine devam edemediğini, ilerleyen yıllarda ise ortaokul ve lise eğitimini tamamladığını aktardı.
Yaşadığı deneyimlerden hareketle gençlere seslenen Mehmet Taş, farklı inançlardan ve toplumsal kesimlerden çocukların eğitim imkânlarına erişmesinin önemini vurguladı.
Eğitimli ve bilinçli gençlerin hem kendi geleceklerini hem de yaşadıkları bölgenin geleceğini şekillendireceğini belirten Mehmet Taş, Midyat’ın kültürel değerlerinin korunmasında gençlerin aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“YER ALTINDAKİ TARİH DAHA KAPSAMLI ARAŞTIRILMALI”
Röportajın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Midyat’ın yer altı mirası oldu.
Midyat’ın yer altındaki tarihî yapılarının bilinen alanlarla sınırlı olmayabileceğini dile getiren Mehmet Taş, geçmişte gördüğünü ve okuduğunu belirttiği bazı kaynaklara dayanarak, yer altında daha geniş bir yapı ağı bulunduğunu öne sürdü.
Mehmet Taş, “Üç kat yerin altında bir Midyat daha var” sözleriyle bölgenin henüz yeterince araştırılmadığını düşündüğünü ifade etti.
Yer altındaki tünellerin ve yapıların kapsamının ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Mehmet Taş, bazı geçitlerin oldukça geniş olabileceğine ilişkin değerlendirmelerini de paylaştı. Ancak bu anlatımların kapsamı ve doğruluğunun bilimsel araştırmalarla ortaya konulması gerektiği dikkat çekiyor.
Midyat’ın tarihî dokusunun yalnızca yüzeyde görülen taş yapılarla değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Mehmet Taş, yer altındaki kültürel varlıkların da uzman ekipler tarafından araştırılmasını istedi.
UNESCO VE KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI
Midyat’ın UNESCO sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirten Mehmet Taş, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
Bölgenin tarihî ve arkeolojik değerlerinin kapsamlı biçimde incelenmesini isteyen Mehmet Taş, yer altı mirasının korunarak turizme kazandırılmasının hem Midyat ekonomisine hem de gençlerin geleceğine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Tarihî yapıların bilimsel yöntemlerle araştırılması, korunması ve ziyaretçilere açılmasının bölgenin uluslararası tanıtımını güçlendirebileceğini belirten Mehmet Taş, bu konuda yetkililerin daha etkin adımlar atmasını beklediklerini söyledi.
ŞEHİT SEYFETTİN TAŞ ANILDI
Röportajın sonunda Mehmet Taş’ın, şehit Seyfettin Taş’ın kardeşi olduğu da hatırlatıldı. Programda, bölgede yaşanan güvenlik mücadelesinde hayatını kaybeden şehitler anılırken, toplumsal dayanışma ve gençlerin geleceğine ilişkin mesajlar öne çıktı.
Midyat’ın tarihî mirasının korunması, farklı inançların ortak yaşam kültürünün yaşatılması ve gençlerin eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Taş, bölgenin kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.
Midyat’ın yer altı zenginliklerine ilişkin iddiaların bilimsel araştırmalarla aydınlatılması ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi, bölgenin tarihî kimliğinin geleceğe taşınması açısından önem taşıyor.