Gazze için önerilen barış programının açıklanmasından beri yedi, barış kurulunun toplanmasından ise dört aydan fazla zaman geçti; fakat plan hâlâ somut adımlara dönüşmedi. En kritik meselelerden biri olan Hamas’ın silahsızlandırılmasına dair kalıcı bir çözüm sağlanamadı ve çatışma dinamikleri değişmedi.
İsrail, Gazze’deki kontrol alanını genişleterek bölgenin yaklaşık %60’ını denetimi altına aldı. Bu durum, 2 milyonluk nüfusun büyük bir kısmının daha sıkışık alanlarda yaşamasına yol açtı; ateşkes ilan edilse de saldırılar pek çok gün devam ediyor ve Ekim’den bu yana 900’den fazla Gazzeli hayatını kaybetti.
Geri Kalan Plan Hedefleri ve Finansman Açıkları
ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından sunulan plan, Gazze’yi turistik ve ekonomik bir merkeze dönüştürmeyi hedefliyordu; ancak bu vizyon şimdilik rafa kaldırılmış görünüyor. Mevcut tavsiye, güvenliğin sağlanması koşuluyla onbinlerce Gazzeli için geçici barınakların oluşturulması yönünde yoğunlaşıyor.
Yeniden inşa çalışmaları için tahmini ihtiyaç 70 milyar dolar olarak hesaplanırken, Barış Kurulu’na üye ülkelerin vaat ettiği yardım tutarı yalnızca 17 milyar dolar. Üstelik vaat edilen miktarın çok azı fiilen toplandı ve toplanan kaynakların neredeyse hiç harcanamamış olması projelerin uygulanmasını engelliyor.
İnsani Durum ve Güvenlik Yapılanması
Gıda yardımları hâlâ yetersiz; Birleşmiş Milletler raporlarına göre her beş aileden biri günde yalnızca bir öğün yemek bulabiliyor. Sağlanan insani yardımın çarpıcı şekilde eksik kalması, sivil nüfusun hayat şartlarını ağırlaştırıyor.
Gazze’nin geçici yönetimini üstlenecek teknokratlardan oluşan komitenin bölgede görev yapmaya başlaması gecikiyor. Hamas dışından oluşturulacak polis gücüne aday değerlendirmeleri sürmekte, ancak bu güç henüz Gazze’ye konuşlandırılmadı. Planlanan uluslararası istikrar gücü de hâlen kağıt üzerinde kalıyor; Barış Kurulu Sözcüsü Bradley Klapper, beş ülkenin asker gönderme taahhüdünde bulunduğunu bildirdi.
Silahsızlanma, Af ve Siyasal Katılım
Uygulanması öngörülen düzenlemeler arasında silah bırakan Hamas üyeleri için af çıkarılması, bir kısmının yeni polis gücüne dâhil edilmesi ve Gazze dışına çıkmak isteyenlere izin verilmesi bulunuyor. Plan, Hamas silahsızlanmayı kabul ederse hareketin ulusal seçimlere katılmasının da mümkün hale gelebileceğini öngörüyor.
Ancak Hamas, İsrail saldırıları devam ettiği ve Gazze’deki işgal genişlediği sürece silah bırakmayı reddediyor. Bu tutum, planın en önemli önkoşulunu —kalıcı güvenlik ve karşılıklı güvencelerin sağlanmasını— hâlen belirsiz kılıyor.