Makam değişir, görev değişir; insan değişmemeli
Siyaset ve devlet üzerine yazarken yıllardır bazı kelimelerin altını özellikle çiziyorum:
Liyakat… Sadakat… Dürüstlük… Güven… Tevazu…
Bunlar bir makamın duvarına asılacak güzel sözler değildir.
Bunlar insanın karakterinde, davranışında ve vatandaşla kurduğu ilişkide görülmesi gereken değerlerdir.
İşte Batman’da uzun yıllardır devletin farklı kademelerinde görev yapan, bugün Batman Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevini yürüten A. Vahap Asma benim için bu değerlerin sahadaki karşılıklarından biridir.
Kendisini anlatırken sadece makamlarını sıralamak istemiyorum.
Çünkü insanı asıl anlatan, oturduğu koltuk değil; koltuktan kalktığında nasıl bir insan olarak kaldığıdır.
A. Vahap Asma’nın yıllar içerisinde farklı görevlerde bulunması, devlet adına önemli sorumluluklar üstlenmesi ve Batman Belediyesi’nde kayyum yönetimi döneminde görev yapmış olması elbette çalışma hayatının önemli parçalarıdır.
Fakat benim dikkatimi çeken başka bir tarafı var:
Makamlar değişmiş, görevler değişmiş ama insanlığı değişmemiş.
Devletin gücü, vatandaşın karşısındaki güler yüzdür
Devlet yalnızca binadan, makamdan ve resmî yazılardan ibaret değildir.
Devlet; vatandaşa uzanan eldir.
Devlet; derdini anlatmaya gelen insanı dinleyen kulaktır.
Devlet; gerektiğinde mesafesini korurken hiçbir zaman insanı küçümsemeyen bir anlayıştır.
Ve devletin vatandaşa görünen yüzlerinden biri de kamu görevlileridir.
A. Vahap Asma’nın bence en önemli özelliklerinden biri, vatandaşla kurduğu bu güven ilişkisidir.
Onu tanıyan insanların kendisine duyduğu sevgi ve güvenin ölçüsü, makamından değil, insanlara nasıl davrandığından kaynaklanıyor.
Çünkü vatandaş makam sahibine değil, çoğu zaman kendisine değer veren insana güveniyor.
Liyakat, sadece işi bilmek değildir
Liyakat denildiğinde çoğu zaman yalnızca görevini iyi yapmak anlaşılır.
Oysa liyakat bundan çok daha fazlasıdır.
Görevi bilmektir.
Sorumluluk almaktır.
Devletin emanetini taşımaktır.
Adaletli olmaktır.
İnsanları dinlemektir.
Ve bütün bunları yaparken kendisini makamından büyük görmemektir.
A. Vahap Asma’nın yıllar içerisinde farklı görevlerde edindiği tecrübenin yanında, benim dikkatimi çeken asıl tarafı da budur.
Görevinin ağırlığını taşırken insanlığının ağırlığını kaybetmemiştir.
Koltuk insanı değiştirmemeli
Benim yıllardır yazılarımda karşı çıktığım anlayışlardan biri de budur:
Koltuk insanı değiştirmemeli.
İnsan göreve geldiğinde başka, görevden ayrıldığında başka olmamalı.
Devlet görevi bir imtiyaz değil, emanettir.
Makam bir üstünlük değil, sorumluluktur.
A. Vahap Asma’da gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla dikkat çeken taraflardan biri, hangi görevde bulunursa bulunsun tevazusundan, insanlarla kurduğu sıcak ilişkiden ve devletine olan bağlılığından ödün vermemiş olmasıdır.
Belki de bunun temelinde makamdan önce gelen bir şey vardır:
Aileden, babadan ve atadan alınan terbiye.
Çünkü eğitim insana mesleği öğretebilir; fakat ahlak ve karakter, insanın nasıl biri olacağını belirler.
Bir müdürün aynası personelidir
Bir yöneticiyi tanımanın yollarından biri de personeline bakmaktır.
Yönetici vatandaşa nasıl davranıyorsa, çoğu zaman kurumun havası da öyle şekillenir.
Benim gözlemimde, A. Vahap Asma’nın vatandaş odaklı ve güler yüzlü yaklaşımının personeline de yansıdığı görülüyor.
Vatandaşa tepeden bakmayan, insanı dinleyen, yardımcı olmaya çalışan bir kamu anlayışı…
İşte gerçek kurumsal kültür budur.
Çünkü bir müdürün başarısı yalnızca kendi yaptığı işle değil, ekibine kazandırdığı anlayışla da ölçülür.
Batman’ın böyle bürokratlara ihtiyacı var
Bugün devletimizin her kademesinde görevini bilen, devletine sadık, vatandaşına karşı güler yüzlü, liyakat sahibi ve tevazu sahibi bürokratlara ihtiyaç vardır.
Devletin gücünü göstermek önemlidir.
Ama devletin merhametini, adaletini ve güven veren yüzünü göstermek de en az onun kadar önemlidir.
Vatandaş devlete baktığında karşısında sadece bir makam görmemeli.
Güven görmeli.
Adalet görmeli.
Güler yüz görmeli.
İnsanlık görmeli.
A. Vahap Asma’yı anlatırken benim kalemime takılan esas mesele de budur.
Çünkü bazen bir insanı anlatmak, aslında olması gereken kamu anlayışını anlatmaktır.
Son söz
Ben yıllardır “liyakat” diyorum.
“Sadakat” diyorum.
“Dürüstlük” diyorum.
“Tevazu” diyorum.
“Güven” diyorum.
Bugün bütün bu kelimelerin karşısına sahadan bir örnek koymak istedim.
Benim gördüğüm, tanıdığım ve araştırdığım kadarıyla A. Vahap Asma, görev yaptığı makamları kendisine bir üstünlük vesilesi yapmadan, devlet hizmetini ve insanı merkeze alan bir bürokrat profili ortaya koyuyor.
Görevler değişebilir.
Makamlar değişebilir.
Koltuklar değişebilir.
Ama insanın mayası değişmemeli.
Çünkü devlet görevinde asıl kalıcı olan makam değil, insanın geride bıraktığı güven ve güzel hatıradır.
Ve bazen bir kamu görevlisinin en büyük başarısı, arkasından insanların:
“İyi bir görevliydi.” demesinden önce,
“İyi bir insandı.”
diyebilmesidir.
Benim A. Vahap Asma’da gördüğüm en kıymetli taraf da budur.
Makamı değil, insanlığı öne çıkan; göreviyle değil, güveniyle hatırlanan bürokratlara bu ülkenin her zaman ihtiyacı var.
Hasan Mesut EKMEN – Gazeteci Yazar / BörüTürk Batman Temsilcisi