Sevgili okuyucular,
Bugün toplumumuzda konuşulması zor, fakat konuşulması mutlaka gereken son derece hassas bir konuya değinmek istiyorum: İslam’da evlilik yaşı nedir? Erkek ne zaman evlenebilir? Kız çocuğunun rızası şart mıdır? Evlilikte tarafların iradesi ne kadar önemlidir? Ve en önemlisi; 6 yaşındaki bir çocuk evlendirilebilir mi?
Allah rızası için bu meseleye ne gelenek üzerinden ne de kişisel yorumlarla yaklaşalım. Önce insanı, çocuğu ve İslam’ın temel ahlakını düşünelim.
EVLİLİK, SADECE BEDENSEL BİR MESELE DEĞİLDİR
Evlilik, iki insanın hayatını birleştirmesidir. Sadece bir nikâh cümlesinden ibaret değildir.
Evlilikte sevgi vardır, merhamet vardır, sorumluluk vardır, ekonomik yükümlülükler vardır, aile kurma bilinci vardır. En önemlisi de irade ve rıza vardır.
Kur’an-ı Kerim’de Nisâ Suresi 6. ayette yetimlerin evlilik çağına ulaşmalarından ve ardından kendilerinde “rüşd” görülmesinden söz edilir.
Buradaki önemli mesajlardan biri şudur:
İnsan sadece yaş bakımından değil, olgunluk ve sorumluluk bakımından da değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla “Buluğ çağına girdi, artık evlenebilir” şeklindeki son derece basit bir yaklaşım, evliliğin bütün sorumluluklarını açıklamaya yetmez.
ERKEĞİN EVLİLİK HAKKI NE ZAMAN BAŞLAR?
İslam, erkeğe “şu yaşa geldiğin gün mutlaka evleneceksin” diye tek bir yaş dayatmaz.
Evlilikte kişinin akli ve bedeni olgunluğu, sorumluluk taşıyabilmesi, eşine karşı görevlerini yerine getirebilmesi ve evlilik hayatını sürdürebilecek durumda olması önemlidir.
Çünkü bir erkek evlendiğinde yalnızca kendisinden sorumlu değildir. Eşinin haklarını, varsa çocuklarının haklarını ve aile sorumluluklarını da üstlenir.
KADININ RIZASI VAR MIDIR?
Evet, rıza evliliğin temel meselelerinden biridir.
Bir kadının hayatını ilgilendiren böylesine önemli bir kararda onun iradesinin yok sayılması, İslam’ın merhamet ve adalet anlayışıyla bağdaşmaz.
Evlilik bir tarafın diğer taraf üzerinde hâkimiyet kurması değil, iki insanın hayat ortaklığıdır.
“Ben babasıyım, ben karar veririm” anlayışıyla kızın iradesini tamamen yok saymak doğru değildir.
Çünkü kız çocuğu da Allah’ın kuludur. Onun da onuru, güvenliği, geleceği ve hakkı vardır.
PEKİ 6 YAŞINDAKİ BİR KIZ ÇOCUĞU EVLENDİRİLİR Mİ?
Burada hiç tereddüt etmeden söylüyorum:
Hayır kardeşim. 6 yaşındaki bir çocuk, evliliğin anlamını ve sorumluluğunu kavrayabilecek, özgür ve bilinçli bir rıza ortaya koyabilecek durumda değildir.
Altı yaşındaki çocuğun önceliği okuludur, oyunudur, eğitimidir, ailesinin sevgisidir ve güvenli bir çocukluk yaşamaktır.
Bir çocuğun eline oyuncak yerine evlilik sorumluluğu vermek; onun çocukluğunu, eğitimini ve geleceğini elinden almak anlamına gelebilir.
Bunu “İslam böyle emrediyor” diyerek açıklamak ise son derece ağır bir iddiadır.
İslam’ın adı kullanılarak çocukların korunması gereken hakları göz ardı edilmemelidir.
TARİHİ UYGULAMALARLA DİNİN DEĞİŞMEZ İLKELERİNİ KARIŞTIRMAYALIM
Geçmiş yüzyıllarda farklı toplumlarda erken yaşta evlilik uygulamaları görülmüş olabilir. Fıkıh tarihinde de bu konuda farklı görüşler ve dönemsel uygulamalar vardır.
Ancak tarihsel bir uygulamayı bugünün şartlarında bütün Müslümanlar için değişmez bir emir gibi sunmak doğru değildir.
Bugün çocuk psikolojisini, eğitim hakkını, bedensel ve ruhsal gelişimi çok daha iyi biliyoruz.
İslam’ın temel amaçlarından biri de insanın canını, aklını, neslini ve onurunu korumaktır.
Öyleyse çocuğun zarar görmesine yol açabilecek bir uygulamayı sırf geçmişte bazı toplumlarda görülmüş diye sorgulanamaz hale getirmek doğru değildir.
EVLİLİKTE ÖNCE RIZA, SONRA SORUMLULUK
Bir evlilik kurulacaksa taraflar birbirini istemeli, tanımalı, kararlarını baskı altında kalmadan verebilmeli ve evliliğin yükünü taşıyabilecek olgunlukta olmalıdır.
Evlilik;
zorbalık değil rızadır,
baskı değil gönül birliğidir,
menfaat değil sorumluluktur,
sahip olmak değil emanet bilmektir.
Bir baba kızını evlendirirken “Ben ne istiyorum?” diye değil, önce “Kızımın hayrı nedir?” diye düşünmelidir.
Bir erkek evlenirken “Ben ne kazanacağım?” değil, “Eşime nasıl iyi bir hayat sunacağım?” diye düşünmelidir.
Bir kadın da hayatını birleştireceği insanı seçerken kendi iradesini ortaya koyabilmelidir.
BUGÜNÜN HAYAT ŞARTLARINDA EVLİLİK NASIL OLMALI?
Günümüzde evlilik kararı verilirken yalnızca yaşa değil; eğitim durumuna, ekonomik şartlara, psikolojik olgunluğa, aile sorumluluğuna ve tarafların birbirine yaklaşımına da bakılmalıdır.
Evlilikte sevgi kadar saygı da gerekir.
Para kadar güven gerekir.
Aile kadar bireysel irade gerekir.
Çocuk sahibi olmak kadar çocuğu yetiştirebilecek bilinç gerekir.
Bugün gençlerimizin evlenmekte zorlandığı da bir gerçektir. Ev, kira, düğün masrafları, işsizlik ve ekonomik sıkıntılar birçok gencimizi evlilikten uzaklaştırmaktadır.
Devletin, toplumun ve ailelerin görevi gençlere baskı yapmak değil, sağlıklı ve onurlu bir yuva kurabilmeleri için destek olmaktır.
SON SÖZÜM
Allah’ın adı kullanılarak çocukların haklarının çiğnenmesine izin vermemeliyiz.
Bir çocuğun gözyaşını “kader” diyerek geçiştiremeyiz.
Bir çocuğun korkusunu “rıza” diye adlandıramayız.
Bir çocuğun geleceğini elinden alıp buna “evlilik” diyemeyiz.
Altı yaşındaki çocuk çocukluğunu yaşamalıdır.
Onun yeri gelinlik değil, okul sırasıdır.
Onun görevi eş olmak değil, çocuk olmaktır.
Onun eline nikâh sorumluluğu değil, kitap verilmelidir.
Ve biz Müslümanlar olarak şunu unutmamalıyız:
Allah adaleti, merhameti ve iyiliği emreder.
Çocuğu korumak, onun onurunu korumak, eğitim hakkını savunmak ve geleceğini güvence altına almak; insanlığın da vicdanın da gereğidir.
Evlilik kutsaldır.
Ama çocukluk da Allah’ın insana verdiği bir emanettir.
O emanete sahip çıkmak hepimizin görevidir.
Hasan Mesut Ekmen