Karbon Ayak İzimiz: Dünyayı Isıtırken Kendimizi Serinletme Çabası « Börü Türk- Büyük Turan'ın Sesi

11 Haziran 2026 - 20:27

Karbon Ayak İzimiz: Dünyayı Isıtırken Kendimizi Serinletme Çabası

Son Güncelleme :

07 Haziran 2026 - 16:57

410 views
Karbon Ayak İzimiz: Dünyayı Isıtırken Kendimizi Serinletme Çabası

İnsanlık olarak çok enteresan bir dönemdeyiz.
Bir elimizde termos bardakla “doğayı koruyalım” diyoruz, diğer elimizle klimayı 18 dereceye indirip kapıyı açık bırakıyoruz. Sonra da sosyal medyada altına yaprak emojisi koyup vicdanımızı suluyoruz.

Eskiden ayak izi dediğimiz şey çamura basınca olurdu.
Şimdi görünmeyen bir ayak izimiz var: karbon ayak izi.
Yani dünyaya bıraktığımız “Ben geldim, biraz da sizi yaktım” imzası.

Sabah uyanıyoruz.
Telefon şarjda.
Kahve makinesi çalışıyor.
Bazıları asansör çağırıyor çünkü bir kat merdiven çıkmak zor geliyor.
Ben mi?
Ben altı katı her gün doğal yaşam belgeseli eşliğinde çıkıyorum.
Karbon ayak izim düşük olabilir ama nabzım zaman zaman Everest tırmanışı seviyesinde.

Sonra arabaya binip iki sokak ötedeki markete gidiyoruz.
Evet, yürüyerek gidince medeniyet seviyesi düşecekmiş gibi davranıyoruz.

İşin trajikomik kısmı şu:
Artık mevsimlerin bile ayarı kaçtı.
Eskiden “Nisan yağmuru” vardı, şimdi “Mayıs ayında mont mu tişört mü giysem travması” yaşıyoruz.
Kış geliyor yaz gibi, yaz geliyor cehennem provası gibi.

Ama hâlâ en büyük çevrecilik hareketimiz marketten aldığımız bez çantayı üç yıl kullanmak.
Onu da çoğu zaman arabada unutuyoruz zaten.

Dünya bize yıllardır bağırıyor aslında:
“Biraz sakin olun.”
Ama biz hâlâ doğayı tüketirken sanki ikinci bir gezegen stokta varmış gibi davranıyoruz.

Oysa mesele sadece kutuplardaki buzullar değil.
Mesele; Bursa’da nefes aldığımız hava, içtiğimiz su, çocuğun parkta oynarken gölge bulabilmesi.
Yani iklim meselesi uzak bir belgesel konusu değil, düpedüz bizim mahalle meselesi.

Belki dünyayı bir günde kurtaramayacağız.
Ama en azından her şeyi tüketmeyi “özgürlük”, israfı da “konfor” sanmaktan vazgeçebiliriz.

Çünkü doğa bir gün intikam alırsa, bunu sosyal medyadan duyurmayacak.
Direkt dereceyle konuşacak.

Ben o sırada yine altıncı kata çıkıyor olacağım.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Sevgi Akarsu 9 Haziran 2026 / 14:21 Yanıtla

Çok doğru maalesef herşeyi kolaylaştırmak rahat etmek için zamanla gelen hastalıklara kendimiz sebeb oluyoruz

Rüveyda 9 Haziran 2026 / 15:48 Yanıtla

Yazıyı okurken birkaç yerde gülümsedim, birkaç yerde de kendimi sorguladım. Çevre ve iklim konusunu bu kadar doğal, akıcı ve etkileyici bir dille anlatmanız çok hoşuma gitti. Hem bilgilendirici hem de farkındalık yaratan güzel bir çalışma olmuş. Kaleminize sağlık.

Veri alınamadı.