Bir anneyle konuştuğunuzda, bazen kelimeler boğazınızda düğümlenir.
Çünkü karşınızda sadece evladını kaybetmiş bir kadın değil, aynı zamanda adalet arayan bir yürek vardır.
Emine Hanım’ın anlattıklarını dinlerken aklımdan tek bir soru geçti:
Batuhan neden öldü?
Hayır… “Nasıl öldü?” demiyorum.
Neden öldü?
19 Eylül 2024 gecesi, Batuhan Kolsuz arkadaşının çağrısıyla olay yerine gidiyor. Kavganın sebebi kendisi değil. Taraflardan biri değil. Kimseyle bir husumeti yok. Hatta iddiaya göre, onu öldüren kişiler Batuhan’ı tanımıyor bile.
Bir gencin hayatı, başkasının geçmiş ilişkisinden doğan öfkeye kurban gidiyor.
Beş kişinin arasında kalıyor.
Sekiz bıçak darbesi…
Henüz hayatının baharında, geriye sadece acı bırakarak toprağa düşüyor.
Ama acı bununla bitmiyor.
Bir annenin asıl savaşı, evladını toprağa verdikten sonra başlıyor.
Anne, dosyada adı geçen kişilerden bazılarının serbest bırakıldığını anlatıyor. Olayın başlangıcında rol aldığını düşündüğü kişilerin dışarıda olduğunu, delillerin yeterince değerlendirilmediğini söylüyor. Bıçakla ilgili hazırlanan raporun da dosyada yer aldığını ifade etmesine rağmen, beklediği tutuklama kararlarının çıkmadığını dile getiriyor.
Bir annenin dilinden dökülen şu cümle ise insanın içine işliyor:
“Benim oğlumun bu kavgayla hiçbir ilgisi yoktu… Katilleri onu tanımıyordu, oğlum da onları tanımıyordu.”
Düşünebiliyor musunuz?
Hiç tanımadığınız insanlar tarafından öldürülüyorsunuz.
Sadece yanlış zamanda, yanlış yerde olduğunuz için…
Ve ardından anneniz, mahkeme koridorlarında evladının hakkını aramak zorunda kalıyor.
Ben burada kimseyi suçlu ilan etmiyorum.
Bunun kararını verecek olan mahkemelerdir.
Ama şu gerçeği de görmezden gelemem:
Bir anne hâlâ “Oğlum neden öldü?” diye soruyorsa…
Dosyadaki her iddia titizlikle araştırılmalı, her delil en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmeli ve kamu vicdanını rahatlatacak bir yargılama süreci işletilmelidir.
Çünkü adalet sadece mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir.
Adalet, geride kalan annenin geceleri başını yastığa biraz olsun huzurla koyabilmesidir.
Bugün Emine Hanım konuşuyor.
Yarın başka bir anne konuşmasın diye…
Her dosyanın sonuna kadar takipçisi olmak hepimizin vicdani sorumluluğudur.
Batuhan artık geri gelmeyecek.
Ama onun dosyasında verilecek adil bir karar, belki de başka gençlerin hayattan koparılmasına engel olacak.
Çünkü adalet, sadece ölenler için değil…
Yaşayanların geleceği için de gereklidir.
Adalet istiyoruz sadece
Katledilen tüm evlatlar için