Bu ülkede adalet bazen terazide değil, takvim yapraklarında kayboluyor.
Önce herkes konuşuyor. Mikrofonlar uzatılıyor, ekranlar doluyor, sosyal medya ayağa kalkıyor. Sonra bir gün yeni bir gündem geliyor. Eski acılar, eski dosyalar, eski gözyaşları usulca kenara itiliyor.
İşte ben buna alışmayacağım.
Rojin Kabaiş…
Bir genç kızın adı artık sadece bir isim değil; cevabını bekleyen soruların adı oldu.
Toplumun aklındaki sorular hâlâ ortadayken, beklenen şey sessizlik değil, şeffaflıktır. Çünkü adalet, kapalı kapılar ardında büyüyen kuşkularla değil; ortaya konulan gerçeklerle güçlenir.
Birileri “Bekleyin” diyor.
Bekliyoruz.
Birileri “Soruşturma sürüyor” diyor.
Saygı duyuyoruz.
Ama beklemek, sormaktan vazgeçmek değildir.
Soru sormak suç değildir.
Şeffaflık istemek suç değildir.
Gerçeklerin ortaya çıkmasını beklemek hiç suç değildir.
Asıl tehlike, bir dosyanın unutulmasıdır.
Çünkü unutulan her dosya, benzer acıların yeniden yaşanmasına davetiye çıkarır.
Bugün Rojin’i konuşmaktan rahatsız olanlar, yarın başka bir ismi konuşacak. Sonra onu da unutacak.
Ben unutmayacağım.
Çünkü bir toplumun vicdanı, sadece mahkeme salonlarında değil; hafızasında da sınanır.
Rojin için adalet istemek, sadece bir aileye destek olmak değildir.
Yarın aynı acıyı yaşamamak isteyen herkes adına konuşmaktır.
Ve bilin ki…
Sorular cevap bulana kadar susmayacağız.
Çünkü susan toplumlar, en sonunda kendi vicdanlarının sesini de duyamaz hâle gelir.
Birilerinin kendi canı yanmadan karşı tarafın canının nasıl yandığını bilmez.
Kız evladı Namustur kız evladı iffettir kız evladı şereftir bunu bilmeyenler şerefsizdir adidir. Bunu kimse unutamaz Unutturamaz